Sevgili karım...uyandığım da ilk gördüğüm kadın,kahvaltılardan önce sabahları hazırlayan kadın,
ilk günaydınım,ilk merhabam,Mayıs,haziran yok yok Temmuz,içli güneşim,ilkbaharımMor dagları,munzuru,ziganayı vuran kışımbalkonsuz evimizin menekşesi,bir zamanların çingenesi,sevgili karımşimdi boyu kadar gül kızları olan kadınellerin yine çamaşır suyu kokuyordur zahir,bilmiyor ki? bahçemizin serin rüzgarlarıyokluk diye,mutfağında tutuyor.Annemin hanım elleri küskün,kapıda gelin saçları mahsunBabamın limonlu çayında yoğunlaşmış geçmişin tadı.
isminin sununda benim soy ismim olan kadındeğişti artık zamanlarbüyüttüğün çocuklarımız gibi...aldığım nefesler hayat kokulu,sen kokuluTuzumuz da bir başka tat var,Aşımız ayrı yerlerde kaynıyor,Dizlerimiz,kalbimiz daha büklüm,Dedim ya herşey değişiyor,Sokak kedileri de azaldı.Anam sofradan arta kalanları serçelere armağan ediyor,Ezanlar daha bir heyecanla okunuyor,En yaşlılar bile ağlamayı unutmadı.Dünya’nın yaşı şu an aklımda değilMahallemiz çocuklarla dolu ama eksik olan çok şeyler var..
Sen! sevgili karımBir zamanların mavisi,Bir zamanların pembesiiçine düştüğüm en büyük derinlikSen! bir zamanlar hiçliğimin anlamıSen! param,aşım,ekmeğim,açlığım tokluğum,namusum ve herşeyim...Sen!yaralarıma derman,dertlerime devam,Mutluluğa yazılan fermanbir zamanalar avunduğum tek gerçek,inanmak zorunda kaldığım tek yalanşimdi ise varlığına sığınılan rüyagün geçiyor,geceler bitiyor...Hiç bir şey eskisi gibi değil artık;geçen diş ağrısı gibi hani...
Sen melek değildin insan da,karanlığı giyen bir baban vardı,bir de gecelere benzeyen anan.Bazen çok güzel bazen de çok kötüben hep cebim de beş para ile gezerdim tıpkı kardeşlerin degerinde ...Ben erikler çiçek açtığında sevmiştim seni..Bir insanı büyüleyen en güzel aşk ile.Sen dünyaya demirli pencerelerinden bakardın,üşüttüğün odalar olurdu ve ısıttığın.cigara içmeme çok karışırdın.Halbuki kahve gözlüm;gözlerinin önünde kül olan da bendim yanan da.Ben gençliğinin alazında ışıltılı bir bıçak,sen dağlara dağılan taylar gibiydin.Kabul et çok yabaniydin çok...
Oy yangın yerine çalan çanlar,oy kilitli kapılar, kilitli kapılar oy...Oy erzincan,oy gümüşhane!hangi düşünce insanlığa benziyor ve hangi fikir daha altın kalpli?Onun cehaleti içen babası ve yalanları giyen anasıDuyar mı; bu can damıtan çocuk yüzlü kelimeleri?..
Sevgili karım;O,kanadı kırık bir kuştu,kan rengine uçancehalete vurulan.kimseler demedi, ya da görmedi;anlatamadılar umudun bir kelebek ömrümutluluğun beyaz bir güvercin olduğunu.Kimse inandıramadı,aşkta iki kişiliktir korku da...
Şimdi çok şeyler değişti...Kuşları gökte vuruyorlar insanları kalbindeUçacak kadar kanatlarımız yoktu bizimKimseler bilmiyordu ama masumduk biz ,Kuşlar göğü öperdi biz acıları...
Çok şeyler değişti..Biz yenik bir serçeyiz artık,yorulunca ağlamaya çıkan gök pencerelerden.insanlar dar,sokaklar dar,mahalleler dar.Biz iki masum serçeydik uçtuk,eridik,gittik ve bittik...Kanatlarımız yüreğimizde kaldı.Artik Yeni hayatlara,yeni umutlara ısmarladık bizive son tekbirleri mezarlara.
Kadirhan TÜRKOĞLU