Daha kaç kere kazacağım tanrılarınızın mezarını.Bukaçıncı tabut geleceğimin geçmiş olduğu.Ulan dokunmayın güvercinlerime,Dokunmayin …bırakın özgürlük içinde ekmeğe uçsunlar.Ulan iyi ya da kötü yokluğu bir sevgilinin hatrina ,bari ölümden kılpayı kurtulmuşluğumun hatrina dokunmayın hayatıma.Elbet benim de vardır kendi hudutlarimda çiçeklere vereceğim,ya da isminde ki yıldızlara şarkı söyleyeceğim…Ne bileyim,belki de yalan soyleyen benimYa da öyle diyor masallar,hikayaler...Canı cehenneme benden yana olmayan zamanların.Söktüm duvardan saati,ne de soğuk şimdi bedenimBiliyorum bilmediklerim birer bilmeceKızgınım,kaç zamandır bir yanardağ parmak uçlarım.Ateşin aç bekleyen muradı,Sancısı alevlerinterleyen yataklargünahlar sevaplar...Kaçıp da kurtarabildiğim ne kadar toprak varsa hepsinde havarilerin izleri.Oysa açlık yokluğunda ta kendisibiraz oksijen,biraz da su, zaman kaplardaHaksızlığın haklıda iyi ederliğini düşünüyorve nedensen penceresiz ölümler görüyorumAh!Avuçlarım yakut,tırnaklarım elmasyumruklarımı soluyorumkazıyorum tanrı amonun sarayınıintikamı kanlı olmalı Yusuf'unfikrim dibine dikiyorum ismim ağaçlarıbirileri sıcacık insanlıklarına doğru uçuyor uykulardaKi sonbahar...
Kim kazacak içini insanlarınvurdukça suçsuzum diye ağlayan kannasılda beş dakikalığına hayvan oluyornasılda yalan söylüyor seviyorum diyeduyuyorum altının,gümüşün paranın petrolün nihayetinien azılı ceplerde parlayan madenlernasıl da sömürüdür bazı gözyalarınasıl da annedir ve nasıl da babadır iyilikve nasıl da neşelidir ikisinin arasinda çocukça kalmakhadi ben şimdi kağıttan bir gemi yapsamkim deniz olur,kim kıyar düşlerinekim koynunda bir hayatla gelir yarın kucaklarakim anlar ki suyun suya olan imtihanını
oysa dediğim,diyeceğim gülücükler arasında arzulanan yolhani yürümek, ucmak veya mavi gökyüzünün icadıelbet çok yaşarıztükenmez bildiğimiz kalemlerindoğurgan şiirlerine aşıkelbet ağaçlar kuşlarla dolup taşarki biliriz yeşilin bulutlarda ki sırrınıbir gün silah kadar kalem de tutarsa ellerimizyazarız zamanı,,anlatiriz ayriliklarin catlamis toprak dudaklariniki varlığımız mahkumiyetler sonrasıdırbeyaz ufuklar görüyorum;ayrıldığımız limandan teslimiyethani bu mutluluğun devir teslim töreniiçimde ki arzular,neyim varsasandalımız meleklerle dolu...
Yaşamak icimde ki serseri bir dokunuşnedir ki dünyanın olabilirlik sorgusudeli dolu rüyaların asma köprülerinde ?Hani ölüm bunalım kimyasındabütün acıları azat eden bir gerçek.Şimdi bir ocak yaksam,kim gözyaşlarını ısıtır ki?Hani benim sevgilim?Hani nerede?Hani benim gözyaşlarım,hani sevgilimin yastığı,hani o'na akıttığım yaşlar?Kim pişirecek ağlayışlarımı?Umudum yaşlanmışlığımı emziriyorkol kanat gerdiğim her yerde bir belirsizliksoframda bir cenaze şiir bağdaş kurankimdir,kimedir kimindir nasipdilimleyip durdum gençliğimin mutluluğunune bir sevgilim vardı ne de sevgilimle olmuş benelbet Azrail'in sorgusu can katar kendi selamınabu anlattıklarım bir öyküdürbütün gemiler acılardan kalkarbir suçum vardı sevmek;ne bana ne de dünyama ait olan.kendimi görüyorum;son kez yıldızları düşlemişuçsuz bucaksız gelincik bir tarlaya gömülüne lacivert bir bakışlı sevgiline de bir benvazgeçmişimyeminlerle ayakta durarakve ihtiyar kollarımda masum çocuklar türemedenbir şiiri daha nazlı kaderlerin çırpınışı etmedenvazgeçmişimson kelimelerimi yolcu ederken...
[embed]https://www.youtube.com/watch?v=Mvoc_YJQ1E8[/embed]