Dargınlık.
O gün yere düşmüş bir şiir kitabı buldum,sonra kendimi,ve bir kadın gördüm; esmer ay ışığı gibi;beyaz kefeni geceye karşı çıplak,yıkanmış saçları porselen sürahide,örülmüş saçları,ve üç beş ak saçlarında,kiralık bir evde bir yığın düşü,bakışları dökülüyordu bir bir,iki kızı vardı, bir oğlu,tıpkı benim gibi…
Düşünmek istemiyorum,yoksa yine ölürüm.Ah ben böyle güzel miyim,ah ben bu kadar kederli miyim,ah ben böyle kolay,böyle dokunaklı,böyle aydınlık ve temiz miyim?Hatrın içinde gizlenmiş unutkanlık,iyi ki kızım kelebek olup uçmuş,oğlum dağları vurmuş…Uç kızım, uç…kaç git!gömmesinler seni toprağıma,o gökyüzü senin,özgürlüğün, kanatların senin.Uç da git, git sen…
Bilme benle olan bitenleri,düşünme beni,yıkılma boş yere.Ardından başlar kıyımlar,havasız kalır şehirler,eşkıya bir sis kaplar;oğlum vurur dağları,aslan oğlum, tunç bilekli oğlum,mavzer oğlum…
Korkma kızım sen, uç korkma!Sen de hep gül canım oğlum;hep gül…sen iyi bir oğlansın!Sen benim canımsın, canımsın sen!Sıkı tut gülüşünü.Benim kalbim kırk günlük çocuk,kırk bir yerinden acı kundaklı.Tam bin doksan beş gün oldu,kemirir cesedimi yalnızlık.Olan olmuş bir kere,bir gün silerler izimizi kâinattan,bir son da ben bulurum,ölürüm takriben.Kim bilir, bir ikindi vakte ısmarlandım,kim bilir…Belki son defa çekilirim bir söğüt dibine,ya da o söğüt dibinde çekilir gölgem,belki son defa dinlerim ırmağın sesini,belki son kez severim sizi, kendimi, iyileri.Sonra bir gün uyanırım iyi olmaktan,dikilir içimin sökükleri bir bir ahirette,sonra hep birden haykırırız Allah'a;Azrail hiç geç kalmadı,Mikail ile doğduk, Mikail ile estik,Mikail ile battık.Kim dinledi ki Cebrail'i?Mikail ile ağladık biz.Yetmedi ömrümüz İsrafil'e;yetmeyecek!O yer, o gökyüzü, her şey senin Rabbim…her şey senin…
İnsan kuru bir ağaç için ağlar mı?Ben ağlarım işte,ağlarım anlıyor musun?Sen gül diye, sen yeşer diye!Biliyor musun?Benim annem bulutlara benziyor,seninki de sabah güneşi,sen de öyle dersin…Belki de haklısın, belki de…Ama hiçbir zaman unutma!Ruhumuzdur göğe tırmanan.Anlatamam ki çok şeyi, anlatamam!Gözyaşı tadındadır çok şey.Sen susma kızım, sen susma oğlum;susmayın,yağmur toplayın,güneş toplayın siz,ilahi söyleyin siz,aldanmayın gülüşlere.Ben petrol getirdim onlara,kan getirdim,kadehleri hazır,başlarlar şimdi içmeye,şerefinize ulan, şerefinize…Para getirdim,satılmış beyninize, etinize,için ulan için,yiyin ulan yiyin,tüküreyim sümüklü tanrınıza,tüküreyim kaotik dünyanıza,için ulan, petrol getirdim, kan getirdim,için diyorum size,yiyin ulan yiyin, leş getirdim, yiyin ulan,yiyin diyorum size…
Susmayın ki,gömmesinler kuşları dudaklarınıza!Yoksa kanı kanla emzirirler,bülbülü çıyanla besler,hırlatırlar köpekleri.Şimdi vakit,mavi patiskalar içinde,uzak hayaller kurmaktır,en mavilere…Beni düşünmeyin, düşünmeyin beni!Belki ölme hakkımı kullanırım,çok konuşmayayım en iyisi,ağlamasın kuşlar,gelincikler yuva yapacak aslan koylara,ölüler oturacak dizlerimde,pencerelerimi kaplayacak insan bedenler.
Yok gözlerimde uyku, yok…Duydum ki o küçük komşu kızın saçlarını kesmişler…Ah canım yavrum, nasıl üzüldüm, ne de güzeldi oysa;dört yaprak yonca, beş kardeş yasemin…O, sana çok benziyor kızım, sana çok benziyor,sen hiç görmedin!O bizim çitlembik ağacı da kurumuş.Hatırlar mısın o tavşan uykuların olduğu kavak ağaçlarını?Onları da kesmişler oğlum, onları da…O deli kuşların hepsi bulutların arkasına gizlenmiş…İnsanlar zor, yaşamak zor, her şey zor…
Şerefli bir yalnızlık bu,çok kanadım ben, çok.Baş koymayalı bir yastığa mutlu mesut,günler bakir, günler bakire.Bir sülale dargınlık…Hiç üşenmeden bir ilahi başlar içimde, Peygamber kalpli,nurlanır düşlerim ay gibi.Nasıl desem ki,işte şuralarda bir yerden başlıyor kimsesizlik,sanki her şeyin ikincisi yenilgi,ve sanki her pişmanlık biraz kaybedilmişlik.Dedim ya, benim kalbim bir serçe,sarışın başladığım günler esmer bitti.Öptüm ne kadar yetim kalmış yürek varsa.Bu gece bir dağ bekçisi gönlüm,bu gece dağ başları kadar yalnızım.Çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından,dudaklarımda eski bir Beyrut türküsü.Belki yüzümü ıslatmadan ağlamayı denerim,olmadı, ölme hakkımı kullanırım…
Kadirhan Türkoğlu.