Öbek öbek çiçek açar eteğindeDedim ya ab-ı hayat buBir daha mı diyeyim susadığımı,sensiz nasıl bulanık olduğumuKaynayan pınarlar bir kenaraSen gözümde durusun dup-durusun.
Bir bilsen nasıl üşüdüğümü ah bilseniçimden seni dokumak geliyor,Süsüm biraz senden biraz ilkbahardanŞu sonbaharlar hiç yakışmıyorGelsem yakışırmıyım sana?
Sen nazlı bir papatyasın küçük bir lale;avuçlarında nergis dudaklarında leylâk kokusuBen naylon’dan soluk bir çiçekHepsi bir yanaBen bir sığıntı gibi dururum diyeKorkuyorum,boğuluyorumKörpecik duruşumla
Ben birkaç deli serçesiyleKadife saçaklarına tutsakÖmür evinde ömürlük misafir,Bir düğünün gölgesi,Çocukluğundan kalma yorgunluğunBen o, şehr-i istanbul’daKöşen de yalnızlığının sesiyimSesiyim de ...Farkedemedim hala endamınıDamına çıktım ay’la yıldızlarlaYoksa perdelerin mi çok uzun ne?Rüzgârlı pencerelerinde ...
Ahuların hatta Asuman’ın seni kıskandığınıZüleyha güzelliğini kim fısıldar geçmişin dudaklarındanDuyar mı sağır sultan?Hangi zaman seni söyler ben izin vermedenAcele edipErkenden bunu düşünmeliyimGizlediğin şafaklar daEn çok sevdiğin çocuklar kalkmadan uyanmadan
Acındırıyorum bulutlara kendimi içlerini döksünlerGecenin kalbine koyup gündüzüve korkmasın diye güneş karanlıklardanBen gelmeden kırılmasın dalları selvilerinAllah’ım diyor dua ediyorum,Ha hıncımı alamayıp bazen martılara da sinirleniyorumBiraz da ona gidin ondan nasipleninDiyorumOnun kalbi denizlerden daha derin
Ah şöyle bir bebek olsam da konulsam kollarınaDaha oracıkta emsem sevgiyi,içsem şerbetiBir de sana büyüsem bir Anne düşü gibiOkudunsa bu şiir’i sessizce ağlat geçmişiBuradan oraya içim de çığlık birikmişSeni sevmişSeni özlemişimBir şarkı söylemişim farzet...
Kadirhan Türkoğlu