Pervasız gidişlerinin ardındanyalın ayak gözyaşlarımı bilirim ben,gidişini gözyaşı ile uğurlarken,Kendi kendime artık sağır yaralarımı diken biri olmayacak,diyordum...Arayan,soran ve bulan olmayacaktı beni,Bir kuş daha can verecekti çocuk kanatlarım arasındave ben insanliktan hesap soracaktim
Ne zaman aklıma gelsen,mahallede kiyetim çocukların ceplerine şiir koyuyor;sevgi topluyor,aşklara dilenipkimsesiz yaşlılar önüne seriyorum yüreğimi.Uzaklar da olsan da duyuyorsun beni.Ben aslında hiç bir şeyin değildim,Anan,Baban,oğlun,kızın ve sevdiğin adamHepsinden bir zerre ihtimal üvey bir beklentiydi bu,Olmadı işte beceremedinHiç bir şey yapamadın bari as!Ya da götürüp ulu orta bir yerde vur beni.
Resimlerini bakışlarımdan sökelive sesini yüreğimden çektin çekeli,Konuşmayı unuttum yazmayı ve anlatmayıSeni gökyüzüne gelin edeli çok oldu,Yine de insanlara bırakamadım seni.Ben yokluğunu kapatmaya çalıştıkça,Yağmurlar açtı üzerimi.Islandım usandım anlıyormusun?Meğer ela bir sürgünmüş bu, yeni anladım.Diğer renklerin canı cehenneme!Benim ki penceresiz bir ölüm işte.
Zaman aleyhte biliyorum.Ama ben çocukluğundan beri seni severdimBir yerler de,kumrular,serçeler, kelebekler yaşlanıyorKavuşmalar, imkansızlığın sonsuzluğuna tehirli.Sen yokken içten içe kilitli bir acıyı ayıkladım,Tüten bir baca,yanan bir ocak düşledim.Sonra bir ara mutluluğun bir kapı bir duvar olduğunu öğrendim,Sevdaların konuşulmayan alfabesini yazdım yeniden.Ölümsüz aşkları buyur ettim içime.Bir kadın çizdim Havva olan ve bir adam çizdim Adem olanve Yusuf yüzlü şiirler bıraktım yüzyıllık hatıralara.
Oysa biz; bir zamanbirer tebessüm idik her iki yanağındaBen peygamber çiceklerini severdim sen papatyaları,Oysa biz; çocuk ellerde açılan iki güzel duaydık,Uzaklar diye bir şey yok diye diyeşimdi iki ayrı şehir,iki kasaba,iki köyüz işte.
Ah! papatyamAdimizi yanlis koymuslarBiz hep sonbahardik,hiç bahar olamadik seninleBenim utangaç bakışlarımı kimseye anlatma,Ne olursa olsun umutlarını acıya satma,ağlama sakın.Kederlerine vurulsun prangalar. inat et sen,sakın gülmekten vazgeçme!Aldırma kırgınlıklara, boyun eğme karanlıklara.sabahlari Perdelerini daha yavas aç,Ama Serçelerimi sakın kovma!Çayını bensiz iç,akşamları daha güzel ol,mevsimlere sakin kanmaMavileri daha sık giy,Koru ateşten kendini,O salkım saçlarını daha kip bağla,Örtünü daha uzun tut,kokunu cennet’e sürkendine iyi bakBir deBir de beni unutma!..
Kadirhan TÜRKOĞLU