Bir çocuk fısıldadı bütün bunları bana,Dünler dünyada kalmış ya da ecel çalmış,Bugünleri gömmüşler iyi kalpli mezarcılar,Toprak insan kokuyor, insanlar parfüm.Bir çocuk fısıldadı bütün bunları bana,Bir kazma, bir kürek yetiyormuş yeniden yaşamlara.
Tam çeyreğinde bir vaktin,Bir kadın konuşuyor, bütün güller açıyor.Ne gidenin ne de gelenin alın teri bitmez, diyor bir gerçek.Sahteliklerin bağında,Alıntı aşkları suluyor bir bahçıvan,Çirkef bir namlu ölümü soluyor.
Bir çocuk fısıldadı bütün bunları bana,Fabrikalar boya üretiyormuş kadınlara.Yüz kızartan suçlar, günahlar,Hafta sonlarına bırakılmış.Koşan, koşmayan, acele eden, geç kalan,Gün geceyi giyiyor, insan ateşi.Güzeli, çirkini, topyekûn hepsi dakikalık sevdalarda.Beyaz bir et parçası, şeytanın ısıttığı,Tanrısız bir dünya,Oynak bir şarkı, unutturan ahireti.
Bir çocuk fısıldadı bütün bunları bana.“Kötüler,” dedi, “kötüler… ”Cehennem de güzel.Seccade olmuş cüzdanlar, çoğunun imanı cebinde.Bir çocuk fısıldadı bütün bunları bana,“Benim ülkem namazsız,Benim ülkem oruçsuz,Benim ülkem zekâtsız,Benim ülkemde parti kavgaları var.Bak, Filistin ölüyor!Benim ülkem kalbi temiz Müslümanlarla dolu.Boşuna mı bu kahır, boşuna mı bu kan?” dedi.“Büyümek istiyorum,” dedi.“Bir silah, bir namlu, bir mavzer olmak istiyorum,” dedi.
“Bizimki ekmek yüzlü işçi bir kalbi öpmek,Su yüzünden solan bir çiçeği sevmek,” dedi…Çoğu renksiz, çoğu beton sanki!Çoğu geceden korkan gündüzlerin telaşında.Yoruluyor ve hatta ürperiyor mavi,Karanlık başka şeyler mırıldanıyor…
Bir çocuk fısıldadı bütün bunları bana,“Dağlı köylüler daha içli,” dedi.Merhamet, şefkat ve “buyur gel”ler onların mahallesinde.En güzel yanları doğru olmak.Yağmurlarda düşleri filizlenirmiş,Kalplerinde dikiliymiş ağaçlar,Gece yıldızlar, gündüz kuşlar konarmış omuzlarıma.
Bir çocuk fısıldadı bütün bunları bana,“İyi insanlar güneş gibi parlar,” dedi.Bir çocuk fısıldadı bütün bunları bana,“Onların camlarını rüzgâr öpermiş,Yağmur kokarmış iyi insanlar… ”
Kadirhan Türkoğlu.