GÖNÜL
Sert eser fırtına gün ayaz olur Zemheri ayında nar iste gönül Simsiyah saçların bembeyaz olur Kurt taksimi payda kâr iste gönül Mecnun gibi dağlar…
siir.gumushaneliler.net
Bu şaire ait şiirleri, profil bilgilerini ve öne çıkan bağlantıları bu sayfada bir arada görebilirsiniz.
Önce yakın tarihte eklenen şiirlere bakın.
Sert eser fırtına gün ayaz olur Zemheri ayında nar iste gönül Simsiyah saçların bembeyaz olur Kurt taksimi payda kâr iste gönül Mecnun gibi dağlar…
Efkar başa, başlar düşe çevrilir, Bir ayrılık, yoksuzluk, ölüm var Kıralır saçlar, beyaza devrilir Boşa giden nice, nice yollar var Kerem kim ki, yolcudur…
Yollar çamur, diken, gaban oldu Bir garip patikadan sana geldim Diller mağrur, gözler çağlar oldu Bir bağ idin, hız ettim, sana geldim Neye tutundum,…
NE YAŞADIĞINI BİLİR, NE YAŞAYAMADIĞINI KATLANIR GİDER ÖMÜR, GAYBANASINA ÖYLECE NE SEVDİĞİNİ BİLİR, NE SEVİLDİĞİNİ YAŞLANIR TORULDA İNSAN, DUYGUSUZ, BÖYLECE. KİMLER GELİR GEÇER Kİ…
Limonun cigidi sende olmaz ol Çaydan feyzin al, efkardan defol Sıkımlık ömrün var, ölme de kahrol Değme efkarıma, de yörü de yörü Köküne böcük…
Bir menekşe hikayesiydi gülyüzünde renkleri açıyordu her gülüşünde, bahar bile kıskanırdı her dokunuşunda. İnadına bir başkaydı senin sevişin. Sıra sıra saksıların vardı güne bakan…
Bu şaire ait bütün şiirler ilk eklenenlerden başlayarak listelenir.
DEDECUĞUM’A Bir hoş idi, usul usul bahçelere inişin, Gönül şen olur mu, sen olmayınca? Her an gönülden, bize dua edişin, Bu can ben olur…
GİDENLERE Önce Dağları Aştılar, Sonra Nevruzları Çiğnediler, Gün Doğmadı Onlar İçin Hiç bir zaman, Karanlıkta kayboldular gidenler. Erittiler bir bir kayaları, Yolup kenarlara attılar…
Gece çöktü buralara Vakit geç oldu yavaş yavaş. Issızlaştı yine çalgılar meyhanelerde Gökyüzü yıldızlara teslim Tahammülü kalmamış besbelli şişelere Kadehi doldurup şişeden içerken Sarhoş…
Necip Fazıl’a === AYDINLIK === UYAN YARİM, UYAN, SÖNDÜ YILDIZLAR, GÜN, KARŞI TEPEDEN DOĞMAK ÜZREDİR. HER SABAH GÜNEŞİ SEYREDEN KIZLAR, MAHMUR GÖZLERİNİ OVMAK ÜZREDİR.…
Tutun bakalımalabildiğine ümitlerine, Ne imkansızlıklar doğurur istemediğinde hayat. Bir sıra efkar dizilir, gülümsemeye çalış yine Olduğu kadardır, çıkmadan can çalışmaktır hayat. Git uçsuz bucaksızyollar,…
Gözlerin, öylesine manidar, Yolculuklara hasret, dalar giderdin kimi zaman Dağları anlatırdı yüzündeki kıvrımlar, Nehirleri anlatırdı suya hasret yüreğin Çiçekleri açardı nevruzun, Baharı anlatırdı Ellerin.…
Gün, dönüyor, yine.. Bir çıkar yol mu, yok Kaçsan, kaçamazsın Dursan, duramazsın En kötüsü durduramazsın Yahut silemezsin olanı biteni Ya tövbe der geçersin Ya…
Ne bu efkar kaşlar düşmüş yerlere Hangi dünyayı çiğnemekte bedenin Şükr ile sebat yakışırmış erlere Teller mermi eyler, nerden nedenin Ne vur bağrı kessin…
Ve yine sözlerin geçer aklımdan Su dökerken Ardından giden otobüsün Yokluğu saklamışken koynuna Yanlız yolların olmuşum ne çıkar Unuttururmu kahpe duraklar Sana uzanacaksa ucu…
Gece oldu, şehrin sokakları ıssız Meyhane önlerinde naralar, namussuz Meze olmadan çalınan sazlar, umutsuz Beni benden daha bilen bir telim kaldı Bir ele sarıldım…
NE YAŞADIĞINI BİLİR, NE YAŞAYAMADIĞINI KATLANIR GİDER ÖMÜR, GAYBANASINA ÖYLECE NE SEVDİĞİNİ BİLİR, NE SEVİLDİĞİNİ YAŞLANIR TORULDA İNSAN, DUYGUSUZ, BÖYLECE. KİMLER GELİR GEÇER Kİ…
Hak diye Hakk'a karşı duran var Tok diye çakala kurt diyen var Bu memleketi sağdan soldan yiyen var Kim söker mezbaadan gelen bu dişi…
HASRETE DAİR Demek gidiyorsun… Gönlünün derinliklerinde avuçlamış sevgileri Ellerinde tomurcuk açmış güllerinle, gidiyorsun. Ardında bıraktığın izlerindedir belki de gözyaşların. Ne ardına bakarsın, ne bakmazsın…
Ordaydı işte. Nasırlı elleri, toprak karası bakışları vardı. Hatırlarım hep bostanın ortasında dikilip bakışını. Fındıkların arasında yeni fidanlar arardı. Bir anne önce umut, sonra…
Bir batar ki akşamları bu kentin... Umutla beklediğin yüzler kaybolur. Hayal mayal buğusu vurur pencerelere Issız ve tatsız olur kaldırımlar. Çekilir bir bir hüzün,…
Benzer üretim yoğunluğundaki başka şairlere hızlı geçin.