Eylül sonunda Tut Ellerimi
Eylül sonunda Tut Ellerimi Eylül sonunda tut ellerimi, Bakma gözlerimin içine sakın… Geçen zamanı düşle, Rüzgarların fısıldadığı Hüzünlü şarkılarda! Aldırma son durağında olduğumuza Şu…
siir.gumushaneliler.net
1948 Yılında Gümüşhane Kürtün Gündoğdu Köyü’nde doğdu. Trabzon-Beşikdüzü İlk öğretmen okulundan 1966 yılında mezun oldu. Yurdun çeşitli yerlerinde öğretmenlik yaptıktan sonra 1998 Yılında emekli olmuştur.
Sakarya Yazarlar ve Şairler Derneğinin kurucu üyelerindendir. Sakarya’da, dernek adına çıkarılan Çağdaş Ekin Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisinin şair ve yazarlarındandır.
Şiirleri, öğrencilik yıllarında çeşitli dergi ve yerel gazetelerde yayınlanmıştır. Öğretmenlik yaptığı yörelerin ve yaşanılan olayların yansımalarını şiirlerinde görmek mümkündür. Sakarya’da düzenlenen şiir dinletisi etkinliklerinde zaman zaman görev almaktadır. Ayrıca yerel televizyon kanallarında düzenlenen edebiyat, şiir ve kültürel programlara katılmaktadır. Evli ve üç çocuk babasıdır.
Önce yakın tarihte eklenen şiirlere bakın.
Eylül sonunda Tut Ellerimi Eylül sonunda tut ellerimi, Bakma gözlerimin içine sakın… Geçen zamanı düşle, Rüzgarların fısıldadığı Hüzünlü şarkılarda! Aldırma son durağında olduğumuza Şu…
Eylül Bitimi Bir Eylül daha bitiyor, Son kez uçtu kırlangıçlar, Karakışın habercisi fırtınalar, Büyük tufanı anlatıyor Yüzlere işlenen korkunun izlerinde… Yılan havayı kokluyor, Islığında…
Efe'ye Seni gördüm düşümde, Hüzünlüydü yine Şimşek gibi çakan gözlerin! Vatan sevgisi ışıyordu Gözlerinin parıltısından. Dimdikti eğilmez başın, Yıllarca bekçisi olduğun Vatan toprağının Hakka…
Düşmüşüm Yollara Düşmüşüm yollara, Bir kara sevda uğruna. Amaçsız bir gezgin gibi, Yapayalnız,başıboş…. Koşuyorum yolları tutan geceye karşı, Yutuyor bedenimi, Gölgemi örten karanlık… Ürpertiyle…
Düşlerime Dair Bir türkü söylemek istiyorum Özgürlüğe dair! Söyleyemiyorum… Ezgiler boğazımda düğümleniyor. Uyuyorum, uyanıyorum, Hayra yoramıyorum Gördüğüm düşleri, Korkuyorum… Eskiden güzel düşlerim olurdu Geleceğe…
Düşlerim Uyanıyorum ansızın, Kabus dolu gecenin bir yerinde… Korkutuyor beni, gördüğüm düşler! Hayra yoramıyorum bir türlü, Ürperiyorum… Sonra, Kendime soruyorum, “Ben neresindeyim zamanın? ”diye……
Bu şaire ait bütün şiirler ilk eklenenlerden başlayarak listelenir.
Tarih, 16 Mayıs 1919 Kayserili kaptan İsmail Hakkı Bey, Umuda doğru döndürmeye başlar, Bandırma Vapuru’nun yorgun çarklarını. Ve güvertede Türk’ün son başbuğu Mustafa Kemal……
Gölgeler suya iner, Güneşin batışıyla. Diner gözyaşları, Vuslatı bekleyenlerin. Anılmaz artık geçmişte kalan günler… Uykuya dalar Güneş, Düşlerin ötesinde… Yeniden başlar yolculuk Yorgun adımlarla;…
Bir kucak dolusu odun, Bir tutam çoban ateşi avuçlarımda…. Ve insan boyunda kar; Kardan daha soğuk gönlüme düşen efkar…. Bir dağbaşı masalı yaşanır, Yaşayanların…
Akşam olunca şehrin varoşlarında, Uyanır karanlığın kuytusundaki hayaletler. Geçmişe duyduğu özleminin düşlerini yansıtır Gecelerin görünmeyen yüzüne…. Akşam olunca şehrin varoşlarında, İzin vermez tatlı bir…
Adapazarı'nda Osmanlı Çınarları Adapazarı’nda Çark boyunda, Yaşayan Osmanlıdır İhtiyar çınar ağaçları… Akşam olunca uykuya dalar, Geçmişin anılarını yaşar Şehrin ışıltılı gecelerinde…Destanlarını dinlemiştir Tuna boylarının.…
Şafak bekçileri, karlı dağlarda; Bir bayram üzeri toprağa düştü! Baykuşlar öterken, bizim bağlarda; Gözyaşım sararan yaprağa düştü… Düşmanla sarılmış, dört bir yanımız, Her acı…
Akşam Güneşi Akşam güneşi, Gündüz ile gecenin kavuştuğu Ufkun hüznünde tutkunlaşır; Yorgun saatlerin donuk akışında...Bitkin günün akşamında, El sallar bana uzaklardan, Sevdalı bulutların arkasından.…
Yürüdüm ağır adımlarla, Anadolu'nun ortasında bir ovada. Bozkırda,rüzgar erozyonuna kapılmış. Bakır renkli kıraç toprağın üzerinde, Adımlarımı atamıyorum bir türlü... Toprak,ayaklarımı yakıyor... Ayaklarım,ağır mı ağır....Ovada…
Anadolu Uygarlıklar yeşeren,çağların ötesinden; Yüreklere kazınmış,türkülerin izi var. Geleceğe yol çizmiş,bağlamanın sesinden; Bam telinde inleyen çözülecek gizi var... Tarih asırlar boyu üzerinden yol almış,…
Hatırlıyor musun birtanem... Seninle el ele tutuşarak yürürdük, Karadeniz'in yeşile tutkun sahillerinde. Saf ve loş deniz kokusu sinerdi Güneşin batışıyla sönen Gözlerinin parıltısına... Ay…
Annesinden Çocuğuna Masal Çocukluğumda, Dev,cin ve peri masalları anlatıdığında Uykularım kaçardı. Rüyalarıma giren yedi başlı ejderhalar, Saplardı yüreğime kanlı dişlerini... Korkuturdu beni Bir dudağı…
Aşık Olmak Altmışından sonra aşık olmak, Kırkından sonra Saz çalmaya başlamakla benzeşir mi? Bilemem… Nasıl aşık olmaz insan? Mevsim ilkbaharsa, Duyguların allak bullak olmuşsa!…
Ateş Sağıyor Karanlıktan Cehennem Mantar bulutları tutmuş gökyüzünü… Güneş, söndü sönecek. Tarihten çağlara, çağlayan nehir; Sessizce kayboluyor, Kızgın çölün kumullarında…. Ateşin etrafında dans ediyor…
Anlıyorum sabahın yakın olduğunu. Zifiri karanlığın bir kabus gibi çöküşünden... Ve biraz sonra Güneş doğacak, Gözleri kamaştıran parlak ışığı Aydınlatacak yeryüzünü... Yeniden kavuşacak gece…
Ayni Dili Konuşuruz Biz Biz birbirimizi anlarız yedi bin yıldır, Ayni dili konuşuruz, Ayni inancı paylaşırız, Acıları,sevinçleri bölüşürüz, Ayni toprağın ekmeğini yer,suyunu içeriz, Bizi…
Benzer üretim yoğunluğundaki başka şairlere hızlı geçin.