Bilmiyorum yüzünde ki kaç asırlık şefkatve öfken kaç çeşit cehennem,kaybolmayalım biz mezarlar da aramayalım suretlerimiziçünki her ırkın kan izi aynı,biz Kabil’e kin tutanHabil’in akrabalarıyızgüneş batınca deniz oluyormuş,ve bunu Musa söylemiş biliyormusun?o yüzden gündüzleri kıyam-ettik,geceler boyu uyuduk biz...
Biliyorum benim Annem gibi senin annen de helal süt emmiştıpkı ikimiz gibiama her katil anne göğsünde büyürmüşonlar güvercinleri yemiş göklerdenateşi isemiş köpekler kafir yüzlereyalvarırım beni çok sev,yalvarırım benden gitme!ben cehennemden, ben yanmaktan çok korkuyorum!..ben esmer bir köy kızıyımzaten kurşuna dizmişler çocuk yüzlü kentlerimiben de ne ararsan yarısı babamdan yarısı anamdan kalmasürgün yemiş yedi renkte bir rüyam var benimbeni böyle kabul et olur mu?örselenmiş düşlerimi yüreğine dayakavruk yağmurlar yıkar nasıl olsa kirlerimitut ellerinden güneşin yak bütün haramlarıdiz çok dizlerim önünekaldır üstümden mezarları,saçlarımı yıka mavi sularda
Sanki hiç kimsenin suya ihtiyacı yok ve oksijene...ve hiç kimse Allah”tan korkmuyor!biri sönmüş gözlere ateş yaksın;ve kuş seslerini toplasın abdest kokan eller.bizim kalbimiz kıble’ye doğru.iyilikler tamir edilirkenmarkasını sorma bana insanların!..sen Havva’nın ağzında uyanmış ilk harf,sen ocak’ta kaynayan çorbagünle biriken ömür...Herkesten ayrı bir yanın vardı senin,deniz kokardı senin saçların ve ben gülüşüne liman olurdum.Yağmurlar sayısınca ağlardık, yolcularave sonra güneş uzatırdı elleriniüşümesin diye düşlerimizve sonra ömrümüz de buyurdu,sonra secde ederiz biz severiz biz yine Allah’ına kadarbiz hep sabahı beklerdik yaşamak içinkuşlar göğü taşırdı.Yoruldukların da pembe sokağına uzanırdı yorgun kuşlarbir melek örter dı üzerimize yaşam alıp yaşam satardık...Seninkileri bilmem ama;şimdi benim Annem bir deniz kıyısıBabam doğduğum köy..
[embed]https://www.youtube.com/watch?v=QWSY6CjHRNI[/embed]
Kadirhan TÜRKOĞLU