Cancağızım
Sarı,mavi ve beyaz içim içim su çiçeği elimi değsen akacak o kadar ki narin bir şey işte... koy şu dizlerini yanıma gelirken ne getirdinse…
siir.gumushaneliler.net
Arşivdeki şiirleri başlığa göre gezin, harfle filtreleyin ve istediğiniz şiire rahatça ulaşın.
Sarı,mavi ve beyaz içim içim su çiçeği elimi değsen akacak o kadar ki narin bir şey işte... koy şu dizlerini yanıma gelirken ne getirdinse…
Günü akşam diye uğurladığımız ezan vakitlerinde Perden yarı açıkken hülya benzeri duruşunu ve hemen Camii yolunda seni beklemeyi Ferhunde Nine’yi hatta Hüseyin Amcanın elinden…
Boş ver! az biraz gülümse ki çokça mutlu olalım. Kolu dalı budansın zamanın, ömürden bir yaprakta böyle kopsun bugün. Gel uzan şöyle yüreğime.. Fazla…
Bilirsin iste! mutluluk denen içinden gelmeli insanin! Disarida çocuklar gülümser; Yüregimizin sessiz büyüsüne, Isikli ve renkli umutlarina, Uzun ve bitmeyen oyunlara... Sende biliyorsun; mutluluk…
Öbek öbek çiçek açar eteğinde, Dedim ya âb-ı hayat bu, Bir daha mı diyeyim susadığımı, Sensiz nasıl bulanık olduğumu, Kaynayan pınarlar bir kenara, Sen…
Öbek öbek çiçek açar eteğinde Dedim ya ab-ı hayat bu Bir daha mı diyeyim susadığımı, sensiz nasıl bulanık olduğumu Kaynayan pınarlar bir kenara Sen…
Asksiz da olmuyor Sevmek gibi,sevilmek gibi,huzur gibi mutluluk gibi hani. yazdıklarımıza delilik desinler sorun mu sanki daha çok bulut toplayalım, daha çok çiçeği giydirelim…
O,kara idi, ben ise beyaz. Zaten nefsi pusudaymış, nasıl olduysa bulaştı üstüme, seçemedim renklerimi. Aşk felan hep hikâye, tükürmüşüm filancının on üç harfine. iki…
Gün batımıdır bu, bir temmuz akşamı esen. Rüzgarında savrulduğum o erik ağacının dallarıdır. Konmasa da serçeler yeşil yapraklarına nazır. Sıcağında kavrulduğum hasretinin yollarıdır. Ömrüne…
Yüzüne hiç sonbahar değmemiş sanki, Öyle ya hüzün tanıksız bir suçludur senin gönlünde, Ki hep sana taşınır cevahirler, Yürek işçileri aşkla yorulur, Öyle ya…
[embed]http://www.youtube.com/watch?v=Db4cPzISbGQ[/embed] Yüzüne hiç sonbahar değmemiş sanki, Öyle ya hüzün tanıksız bir suçludur senin gönlünde, Ki hep sana taşınır cevahirler, Yürek isçilerin aşk ile yorulur,…
Hatırladınmı elâ renkli Avuçları papatya kokulu kadın Zor değildi seninde hakkındı Biraz mavi biraz pembe hayat Acımadın, Annemin gülüşlerini de alıp gittin Ah Garibim,…
Sahipsiz bırakmam, bırakmam şiirimi ben… O ele uğramaz. Hancılar bekleye dursun; o yolsuz kalmaz… Gül kokan duraklarda alır ilk nefesini ilkbaharın… Şimdi saçlarım diken…
Sahipsiz birakmam, birakmam siir’imi ben .. o el’e ugramaz. hancilar bekleye dursun; o yolsuz kalmaz .. Gul kokan duraklar da alir ilk nefesini ilkbaharin..…
Nicedir saatler uykusuz,yalandan bir zaman Kağıtlara yazılan aşklar Ve ilk yürümesi tutan çocuklar gibi Sanki yağmur yağmış da büyümüşsün hemen Daha bir güzel daha…
Kurutulmuş vakitler vardı, bir zaman ömür dallarında, Sakladığım sevgiler ve göstermediğim karanlıklar Her sâbâ da günü yoklayan gözlerime kuşlar değmiş, Öpmüş yağmurlar alnımdan, yüzüme…
Seni tanımak: ilkbaharı karşılamak. Seni tanımak: gül bahçelerde kahkaha, Seni tanımak; güneşe yoruldunsa git uyu, Seni tanımak: kapatması göğün gözlerini. Seni tanımak: okşamak bir…
seni tanımak: ilkbaharı karşılamak. seni tanımak: gül bahçeler de kahkaha, seni tanımak; güneşe yoruldunsa git uyu, seni tanımak: kapatması göğün gözlerini. seni tanımak:okşamak bir…
Pervasız gidişlerinin ardından yalın ayak gözyaşlarımı bilirim ben, gidişini gözyaşı ile uğurlarken, Kendi kendime artık sağır yaralarımı diken biri olmayacak, diyordum... Arayan,soran ve bulan…
Kırık dökük çok şey var yarıda bıraktığın. Arada bir uğra terk edilmiş gönlümün ücra atölyesine. Bir gökkuşağı çağır gökyüzünde yüklenip gelsin yağmurların. Islanmışsın! Durma,…
Kırık dökük çok şey var yarıda bıraktığın. Arada bir uğra terkedilmiş gönlümün ücra atölyesine. Bir gökkuşagı çağır gökyüzünde yüklenip gelsin yağmurların. Islanmışsın! durma,içime geç…
Bugün günlerden çarşamba… Perşembeye az kaldı, Bir kedi gördüm sokakta, Kendi gölgesini kovalayan, Ya da oynayan, Üstelik yağmur yağıyor; saat altı buçuk, Hoca ezanı…
Bugün günlerden çarşamba... perşembe’ye az kaldı, bir kedi gördüm sokakta, kendi gölgesini kovalayan, ya da oynayan, Üstelik yağmur yağıyor;saat altı buçuk, Hoca ezanı beş…
Zaman neden hiç yaşlanmaz Ne yer ne içer kainat Bu insanlar, bu insanlar, Betonlardan yuva ören Hep kadınlara aşık olan adamlar, Acıyı bilmesek ve…