Sevginin Yalnızlığı
Sevginin Yalnızlığı Yalnızlık gider bir yere. Bir yerden gelir çaresizliğim. Bizi mesafeler ayırdı çocuk! Ben de mesafeler gibiyim. İstesen kalkıp gelemem, Uzaklık başka güzel.…
siir.gumushaneliler.net
1927 yılında Gümüşhane'nin Kelkit ilçesinde doğdu. Hüseyinbeyoğlu ailesine mensup, ilçenin yerel yöneticilerinden Fikri Özdemir ile Kezban Rukiye Hanım'ın 4 çocuğundan ikincisidir.23 Ekim 2010, 10:25
İlk ve ortaokulu Kelkit ve Gümüşhane'de, liseyi Trabzon ve Haydarpaşa'da okudu. 1951 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi; çalışma hayatına serbest avukat olarak başladı ve çocukluk arkadaşı Hikmet Odabaşıoğlu ile evlendi. Beş çocuk babasıdır. Askerlik görevini, Piyade Yedeksubay Okulu 49. dönem ikincisi olarak 1959 yılında Ankara'da yaptı. Paraşüt ve planör 'C Brövesi' sahibidir. 1961 yılında Gümüşhane'den Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili seçilerek Parlamento'ya girdi. 1972 yılına kadar TBMM'de Gümüşhaneyi temsil etti ve bu arada TBMM Başkanlık Divanı'nda 'idare amiri' olarak görev yaptı. 1980 yılında Kültür Bakanlığı müşavirliğine atandı ve bu görevinden emekli oldu.
1988 yılında Türkiye Kızılay Derneği Genel Merkez Kurulu üyeliğine, 3 yıl sonra da Kızılay genel başkan vekilliğine seçildi. 1999 yılında bu görevinden ayrıldı. Elli yılı aşkın bir zamandır şiirle uğraşmaktadır. Türk şiirinin bütün sahillerini yoklamıştır. Şiire, 'Şiir, duyguların kendisine en yakın ifadesidir' diyen Yahya Kemal'in çizgisinde başlamış, uzun yıllar A.H. Tanpınar şiirinin ulaşılmaz estetik nizamı, mimarisi peşinde koşmuş ve onun çok bulutlu, çok renkli hülya ve rüya iklimlerinde kanat çırpmıştır. Sonunda, 'Şiir, insanın bütün yaşantısını dolduran, manalandıran, zaman, mekan ve şahıs tespitinden sıyrılarak, insanın benliğinde, hücrelerinde eriyen, ömrün lezzeti ve usaresi haline gelen tecrübelerin, unutulan hatıraların mahiyeti bilinen duygular halinde yeniden yaşanması ve ifadesidir. İnsan bir mısra için lohusaların doğum sancılarını, ölülerle bir odada başbaşa kalmanın ürpertisini, mahiyeti belirsiz çocukluk hastalıklarını, çiçeklerin sabahları narin titreşimlerle açılışını, denizlerin sonsuzluğunu, durgunluk ve coşkusunu, yolculuklarda uçuşan yıldızlarla dolu gökyüzünü, ölümsüz aşkı ve birbirinden farklı birçok sevda gecelerinin ateşten çemberini, ayrılığı, özlemi, vuslatı, hazzı, hüznü, sevinci, kederi, velhasıl hepsini, herşeyi bilmeli, yaşamalı ve tanımalıdır' diyen R.M. Rilke'nin büyüleyici dünyasına sığınmıştır. Şiirlerini kalbinden başka hiçbir şeyin emrine vermemiştir.
Nurettin Özdemir'in şiiri, bir bakıma Yahya Kemal, A.H. Tanpınar ve R.M. Rilke sentezidir. Bugüne kadar 5 şiir kitabı yayınlandı ve bazı şiirleri de bestelendi. Ayrıca, çeşitli gazete ve dergilerde siyaset, sanat, ahlak konuları ile ülkenin ekonomik sorunları üzerine makale ve mektupları yayınlandı; bir çok radyo ve televizyon programında konuşmalar yaptı. 1981 yılında Yugoslavya'da 'Struga Şiir Akşamları Festivali'nde, 1992 yılında da '12. Dünya Şairler Kongresi'nde ülkemizi temsil etti. Şiirleinde Türkiye sevgisini, Türk insanının yaşama sevincini dile getiren Özdemir’in şiirlerinin bir bölümü Yusuf Mardin ve Talat Hamlan tarafından İngilizceye çevrildi. Bazı şiirleri de Sekip Ayhan Özışık, Selahattin İçli, Erol Sayan ve Faruk Şahin tarafından bestelendi. Hakkında Atatürk ve Fırat üniversitelerinde mezuniyet tezleri hazırlandı.
İLESAM Üyesi olan ve elli yılı aşkın bir süre şiirle uğraşan beş çocuk babası olan Özdemir, bütün şiirlerini 'Zaman ve Aşk' isimli son kitabında toplamıştır. Eserleri; Hayat Şiiri (Şiir–1949), Yağmur Sonrası (Şiir–1955), Yitik Sevgi (Şiir–1959), Artık Vakit Geçti Yorgunum (Seçme Şiirler–1981), Zaman ve Aşk (Bütün Şiirleri–1997)
VATAN
Vatan,
Antalya'da bir mavi su,
Posof'ta bir çorak tarla,
Gümüşhane'de bir yemyeşil bahçedir.
Vatan,
Sivas Yaylası'nda
Yıldız bakışlarıyla aydınlanan
Ipıssız bir gecedir.
Vatan,
Kelkit'te bir kardeş mezarı,
Zonguldak'ta bir maden işçisi,
Rize'de çay toplayan bir gelin
Ve seccadesinde namaz kılan bir ihtiyar annedir.
Vatan,
Aydın tebessümüyle Aslıhan
Ve duru bakışlarıyla Emine'dir.
Vatan,
Ceylanpınar'da bir ince ceylan,
Edirne'de bir ince minaredir.
Vatan,
Hudut boylarında dalgalanan
Güzel bayrağımızda
Hare haredir.
Vatan,
Küçük ellerinin avuçladığı
Sade bir toprak parçası değil, çocuğum!
Bu şaire ait bütün şiirler yayın sırasıyla listelenir. Dinlenebilen şiirlerde kart üzerinde Dinle etiketi bulunur.
Sevginin Yalnızlığı Yalnızlık gider bir yere. Bir yerden gelir çaresizliğim. Bizi mesafeler ayırdı çocuk! Ben de mesafeler gibiyim. İstesen kalkıp gelemem, Uzaklık başka güzel.…
Gemiler nasıl çekip gitti Limanlarımdan? Sen nasıl binip gittin gemilere Umursamaz? Ufuklar nasıl büyüdü aramızda? Denizler nasıl derinleşti? Gözlerin bir geceydi Ansızın üstüme eğilen,…
Sevginin Susması Sevgi sustu! Sustu bütün güzellikler.. her şey! Dal, yaprak, ışık, su... Sustu, denizlerin ve ormanların uğultusu! İçimizdeki gür kemanların sesi sustu! Sustu,…
Sevginin Hüznü Kandilli'den geçtim dün akşamüstü; Aradım seni hep o eski yerde. Özlemlerin çiçek açtığı saat, Bir hüzün, bir telaş yorgun yürekte. Değişik şarkılar…
Sevginin Halleri Bir gün çıkıp geldin eski yollardan, Güzellik büyüdü ellerimizde. Sihirli şarkılar söylenir oldu, Bakışlarımızda, dillerimizde. Pul pul, kıvrım kıvrım, ince nakışlar İşlendi…
Sevginin Gelişi Sonunda sevgi çıkıp geldi; ağır, olgun. Kurulup oturdu baş köşeye, kendinden emin. Uzanıp tuttu ellerimi, yumuşak elleriyle. Kaldırıp seyretti beni, bakışlarının tılsımlı…
Mermerde Nakış Mermerde düşünce, ürperme, âhenk; Yılların bağrında koyulaşan renk. Yaşıyor sır gibi, canlı ve derin Mahzun rûyasında âvizelerin. Bu ıslak taşlara dökülür, güler…
Gerilmiş oksan, dur! Çıkma! Atılmış kurşunsan, dur! Vurma! Boşanmış zamansan, dur! Akma! Çevrilmiş nazarsan, dur! Bakma! Bakma, geceler boyunca büyüyen yalnızlığıma! Tek bir ağaç…
Kırılış I Nerden estiği bilinmeyen rüzgar, Hoyratça savurdu yapraklarımı. Dallarımı büküp büküp bıraktı; Çatırtısız, acısız, acımasız... Demek körpe dalların kırılışı böyle. II Nerden estiği…
Bir bayrak dalgalanıyor Kars Kalesi'nde, Karabekir Paşa'dan yadigar kalmış. Bir bayrak ki, günün her saatinde, Hudut boylarına renk salmış. Gün görmüş; ufuklar boyunca Şafaklar…
İstanbul Üzerine Üç Söyleyiş I Düşündüğün ışıklı bir geceyse, unut! Çok eski bir şarkıysa, hatırlama! Çocukluğunsa, bu garip akşam saatlerinde Gözlerinden geçen; Ağlama! İşitme…
Bu aydınlık, bakışlarının güneşe vurmasıdır. Bunlar saç değil, sarı güllerin savrulmasıdır. Ne bahar, ne sonsuz mavilik, zamanı güzel kılan, Kalbimin ansızın gözlerine vurulmasıdır. Garip…
İstanbul Bildiğin Gibi 'Sevilen daima düşünülür.' I İstanbul bildiğin gibi, 'Boğaz' maviliğine mavi, Dalgalar hürlüğüne hür... Kıyılar yorgun amma, Sular gene hovarda. Gene bahçeli…
Bir çift alageyik bir korulukta Ve bir dalda yan yana iki güvercin, İki yavru ceylan bir su başında Ve bir kayadan yükselen iki kartal,…
İçlenme - Kardeşim Rahmetli Ethem'in aziz ruhuna: 'Zaman aramıza girdikçe, sana daha çok yaklaştığımı hissediyorum.' Yıllar geçiyor; umutsuz, kayıtsız yıllar... Gömülüp gidiyorum hatıralara. Acı…
Benzer üretim yoğunluğundaki başka şairlere hızlı geçin.