Özgürlüğümde Benim
Özgürlüğümde Benim Tüm özgürlüklere saygılıdır Benim özgürlüğüm .......... .......... Şinasi Özdenoğlu
siir.gumushaneliler.net
1974 yılında Gümüşhane ilinin Kelkit ilçesine bağlı Kılıçtaşı köyünde doğdu. 1985 yılında ilkokulu Kılıçtaşı köyünde, ortaokulu Kelkit Yatılı Bölge Okulu’nda 1989 yılında bitirdi. Lise öğrenimine 1989 yılında Kelkit Lisesi’nde başladı. 1993 yılında Şiran Lisesi’nde bitirdi.1993-99 yılları arasında Kick-Box sporu ile uğraştı. 1998 yılında Atatürk Üniversitesi Erzincan Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliğini kazandı. 2002 yılında üniversite eğitimini bitirdi. Aynı yıl Gümüşhane ilinin Kelkit ilçesinde bulunan 75.YIL İMKB PİO’ya Türkçe öğretmeni olarak atandı. 2004 yılında 297. dönem yedek subay öğretmen olarak askerliğini yaptı. 29.08.2008 tarihinde Şiran Fatih Sultan Mehmet Çok Programlı Lisesi ́ne Müdür yardımcısı olarak atandı. 14.06.2010 tarihinde Kelkit Yaşar ve İrfani Doğan Teknik ve Endüstri Meslek Lisesinde müdür yardımcısı olarak çalıştı. 03/12/2012 tarihinde Şiran Atatürk Ortaokuluna Okul Müdürü olarak atandı. MEB’ in yapmış olduğu Görevde Yükselme Sınavı sonucuna göre ise 2014 yılında Alucra İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne Şube Müdürü olarak atandı. 06/01/2015 tarihinden itibaren Alucra İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görevini sürdürmektedir. İkinci üniversite olarak Uluslararası İlişkiler 4. sınıf öğrencisidir. Yazı ve şiirleri çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanmaktadır.Evli ve üç çocuk babasıdır.
Önce yakın tarihte eklenen şiirlere bakın.
Özgürlüğümde Benim Tüm özgürlüklere saygılıdır Benim özgürlüğüm .......... .......... Şinasi Özdenoğlu
Ölümden Güzel Annem Annem bu gece yanımda, mezarında değil Yatıyor yanımda, öylesine sımsıcak Sevgilerin sevgisiyle dolu Bense küçük bir bebek... .......... ..........
Yunus Kör gönüllere nuru yol oldu Dost ateşiyle yanıp kül oldu Kelama mana veren kul oldu Ey bizim Yunus, biçare YunusTürkçem dilinde hep pür-i…
Yağmur Gözlüm Hasretine dayanamaz yorgun yüreğim Bu kalp bir daha baharı yaşayamaz Gonca güllerim boynu bükük kalır Sen gidersen eğer, yağmur gözlüm Gönlümdeki bu…
Kainatın al yanaklı kızıdır Ezelden ayyıldıza sevdalıdır Yiğitleri de kartal bakışlıdır Bu vatan, yeryüzünün en şahıdır Sen de bulur anlamını şeref, şan Bilir mi…
Unutmamış Oğlu varmış kızı varmış Sinesini dertler sarmış Aylar geçmiş yıllar olmuş O yar beni unutmamış Alev almış dudağını Seller sarmış yanağını El bağlamış…
Bu şaire ait bütün şiirler ilk eklenenlerden başlayarak listelenir.
Korkuları hapsettik tarihin karanlığında Bayrak dedik, vatan dedik, can verdik her yaşta Yalın kılıçlar parladı Anadolu’mun bağrında Rüzgâra emir verdik, artık esecek bu çağda…
Dudu dillim, kaşı kemanım, Buğulu gözlerinde hapsolduğum güzel, Özledim seni… Yağmurun sesi bölerken gecenin suskunluğunu, Özlem deryasında bitap düşer yüreğim, Özledim seni… Donup kalır…
Ahu gözlerinden süzülen yaş oldum Seher yeliyle esip zülfünde ak oldum Dertli sazında kopuk tel oldum Aldı eline çalamadı yar beni Yad ellerde deli…
Zemheri pusatlanmış, kurşunlar geçeleri Buluttan yorganları çekerken ,titrer ayın elleri Donar yıldızların güneşe uzanan saçları Üşütür yetim sokakları, üşütür bu şehri... Dağların sırtına vurur…
Tanrı dağlarından özümüze su verip Yağız atlarımızı üç kıtaya sürdük Sığmadık ovalara erittik dağları Ötüken’den adaleti çağlara sunduk Sel olup aktık hain Garp’ın diyarına…
Bu nasihat kara taşa yazılmıştır! Çöplükte eşenenen kara karga Bülbülün, güle niçin yandığını bilmez Maşuğunun dudağının ateşiyle yanmayan Cehennem narını bilmez Her çobanın güttüğü…
Gökten kopardık yıldız ile ayı Al kanın tacı yaptık bu bayrağı Feda ettik sana binlerce canı Biz, namus bildik atadan vatanı Zemherini, baharını, yazını…
Kan akıyor ırmakları Ölüm kokuyor sokakları Köpekler sarmış her yanı Sahipsiz bu şehirde Katlederken çocukları, anaları Kör olmuş gözleri, kararmış vicdanları Sanki helalmiş Müslüman…
Biz, Mete’de vücut bulup ordulaşan, Toprağımdan bir karış bile vermem diyen, Çin Seddi’nde kıratları şahlandırıp ok gibi aşan, Çiçi Han’la millileşen, Kürşat’la Çin kalesinde…
Tarihin sırtına mührü vuranlarız Yüce dağları eridip aşanlarız Üç kıtada atları sulayanlarız Altaylar'dan, Tuna'ya cenk tutanlarız Sanmayın kılıcı kınında paslanır İstiklal,namuz yolunda pusatlanır Vatan,…
Doğarken ağlar idim Anadan üryan idim Hiçbir şey bilmez idim Öğrettin Ya Muhammed Günahkâr bir kul idim Kötüye yoldaş idim Dal bilmez yaprak idim…
Gönül bahçemi hazana çevirdin Kerem gibi yaktın beni kavurdun Külümü viran bağlara savurdun Ölümüm müdür senin o gözlerin Aşıklar arasında taç giydirttin Güneş ile…
Meçhul bir yolcuyum bu viran handa Umutlarıma kar yağdı genç yaşta Tozum dumana karıştı sahrada Tut ellerimden, hiç bırakma babam Bülbüller ötmez oldu gülbahçemde…
şebnem düşerken pamuk tüylü bulutlara yağmur vuruyorsa ansızın kırık pencerene yıldızların firari ise gökyüzünden birer birer aşkın girdabında savruluyorsa duyguların titriyorsa ellerin üşütüyorsan güneşi…
Bir kar tanesi olmak isterdim Avuçlarında tuttuğun Yüreğinin sıcaklığında eriyen Teninde kaybolan Ilgıt ılgıt esen bir rüzgar olmak isterdim Mehtaplı gecenin sukutunda Saçlarını okşayan…
Benzer üretim yoğunluğundaki başka şairlere hızlı geçin.