Şimdiki Zaman Çekiminde Bir Mahkuma Mektup
Sana bu mektubu bir gece yarısında yazıyorum azatlığın zirvesinde sohbete dalmış yıldızlar zühre bir şarkı tutturmuş babilden kalan zavallı dünya habersiz, zavallı dünya sağır…
siir.gumushaneliler.net
Dilâver Cebeci 1943 yılında Gümüşhane'de doğdu. Şair, Yazar, Akademisyendir. 1970 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ni bitirdi. Aydın'da öğretmenlik ve Halk Eğitimi Başkanlığı, İstanbul Ortaköy Eğitim Enstitüsü'nde öğretim görevliliği, Diyanet işleri Başkanlığı'nda neşriyat uzmanlığı, Üsküdar Kız Lisesi'nde öğretmenlik yaptı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde İktisat Tarihi yüksek lisansı ve sosyoloji doktorası yapan Cebeci, Marmara Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak çalıştı. Özellikle bestelenen "Türkiyem" şiiriyle adını geniş kitlelere duyurdu. Cebeci, 29 Mayıs 2008 tarihinde vefat etti.
İlk şiiri 1965 yılında Defne dergisinde çıktı. Şiirleri, hikâyeleri, mensureleri ve mizah yazıları vardır. Dilâver Cebeci, millî ve tarihi motiflerle bezeli lirik şiirleriyle tanınır. Edebiyatımıza "Seyyah-ı Fakir Evliya Çelebi" mizahî tipini kazandırdı. Seyyah-ı Fakir Evliya Çelebi imzasıyla yazdığı yazılarında Türk sosyal hayatına bir 16. yüzyıl Osmanlı vatandaşı gibi bakarak, bu hayatın Türk kültürüne yabana yönlerini latif bir üslupla hicvetti. Edebiyatımızda uzun ve hikâyemsi mensure türünü denedi ve bu denemelerinde milli romantizmi vermeye çalıştı.
ESERLERİ / ŞİİRLERİ
- Hun Aşkı, 1972 (ikinci baskısında mensurelerini ekledi, 1984)
- Şafağa Çekilenler (1984)
- Ve Sığınırım İçime (1992)
- Kandehar Dağlarında Sabah Namazı (Kendi sesinden kaset, 1992)
MENSURE
- Mavi Türkü (1983)
MİZAH YAZILARI
- Devranname (Seyyah-ı Fakir Evliya Çelebi imzasıyla, 1984)
OYUNLARI
- Büyü (1984)
Önce yakın tarihte eklenen şiirlere bakın.
Sana bu mektubu bir gece yarısında yazıyorum azatlığın zirvesinde sohbete dalmış yıldızlar zühre bir şarkı tutturmuş babilden kalan zavallı dünya habersiz, zavallı dünya sağır…
Koç yiğidim, Bahadırım, Ozanım Alp Dadaşım, Yağız Efem, Ozanım Bir narada dokuz tümen bozanım, Tuğ kaldırıp yürüyecek Bozkurdum! Tanrı Türkü koruyacak Bozkurdum! Dört yaman…
Sitare “Çeşmek Be-zen Sitare Ezmen Mekon Kenâre” Nerden çıktın karşıma böyle Sitare Efsaneler dökülüyor gülüşlerinde Kirpiklerin yüreğime batıyor Telaşlı bir kalabalığın ortasında Ayaküstü konuşuyoruz…
Sen Varsın Sevdiğim kışlada mevsimler geçer, Karakışta, sıcak yazda Sen varsın Her bahar gönlümde çiçekler açar, Sarılar giyinen güzde Sen varsın! "Kızlar tepesi"nde bayrak…
Yüreğime kör düğümler atıldı, Çözemedim, çözülmüyor Sultanım, Yıllar yılı kaderimin hükmünü, Bozamadım, bozulmuyor Sultanım. Yollarıma tuzak konmuş bir kere, Güvenim yok haftalara günlere, Zamanın…
Onlar bu dünyaya niye geldiler 'Li ya'budun' diye diye geldiler. Konaklı,sofralı tuğralıydılar Bir dilim ekmekle doya geldiler. Eline,beline,diline sahip Kalpleri nurla yuya geldiler. Burçlar…
Bu şaire ait bütün şiirler ilk eklenenlerden başlayarak listelenir.
Sineme yüzlerce ok saplanırdı Kirpiğin kaşına değidiği zaman. Bir sızı içimde keleplenirdi, Kulağım adını duyduğu zaman Kâh zülfünün karasında yatardım, Kâh gözünün deryasında yiterdim.…
– Şehid arkadaşım Ruhi KILIÇKIRAN’ın azîz ruhuna…- Kıbleli bir rüzgârla gelip doldun içime. Yeşillerin en güzeline pervâneydi ellerin. Birşeyler getirsin diye o pırıl pırıl…
12 Eylül sonrası tutuklanan Alparslan TÜRKEŞ ve bütün dava arkadaşlarına... Sana bu mektubu bir gece yarısında yazıyorum Azatlığın zirvesinde sohbete dalmış yıldızlar Zühre bir…
Aşk henüz balçıkla kan arasındaydı: Ben saçlarını örüyordum bir ıssız gezegende, Daha yaşanmamış geceleri hayâl ediyordum, Bir yılkı atı gibi başıboş sıcaklığını Tutup geleceğe…
Birlik Çağrısı Yağı 'Hurra!' deyip hücum edende, Türk'ün Türk'e küseceği çağ mıdır? Yüz bin değer yıkılırken bir günde, Türk'ün Türk'e küseceği çağ mıdır? Kâfir…
O çocuklar birer birer gittiler... Soylu sevda türküleri dudaklarında, Saclarında kurt nefesi rüzgârlar, O çocuklar birer birer gittiler... Bir tamu karanlığı keleplenirken bozkıra Kehkeşenlardan…
Eğilin önümde çağdaş güneşler! Kenanlı yıldızlar varın secdeye! Issız çöllerde, derin kör kuyularda Ben görürüm camgöbeği düşleri Ve ben yorarım sırma şafaklarda, Bulanık, korkulu…
Gök yeleli Bozkurtlar, kutlu ülkü erleri! Atsız Yabgu önünde dizleyin yağız yeri! Üçbin yılın süzdüğü temiz duru bir pınar Ya Üçoktur ya Bozok, o…
Gökten firuze yağardı hep yollara düşerdik… .. Hani kısrak memelerinden ufukları sağardık Esrik dolunaylar öperdi çekik gözlerimizden Gökten firuze yağardı hep yollara düşerdik Böyle…
'Aman karlı dağlar ne olur Esker ağam gelende yaralarım ey olur.' Dündar Ağam , çoh görestim hardasan ? Eller sanir bir karanluk gordasan Mene…
Dost kentleri yıkıp sana gelmişim Esirin olmayı şeref bilmişim Bilsen ıssızlıktan nasıl yılmışım Bu sessiz dünyama girecekmisin Ellerini bana verecekmisin Gül yüzünü geceler dokurum…
Türkiyem Baş koymuşum Türkiye'min yoluna Düzlüğüne, yokuşuna ölürüm, Asırlardır kır atımı suladım. Irmağının akışına ölürüm. Deli sular, salkım-saçak söğütler, Kışlada kumandan, asker öğütler, Yaylalarda…
Gözlerin Siyah mı, elâ mı, yeşil mi bilmem? Gözlerin, gözlerin, aman gözlerin! Alır beni mor dağlara çıkarır, Sevdalı başımda duman gözlerin. Göz kırpmadan çağlar…
Güllü Kız ne ağla, ne kız güllü, hep gül gibi gülümse, bahar güllü, yaz güllü. yanakların gül kokar, eda güllü naz güllü. ben nice…
Şu dumanlı doruklarda Boz şahinler uçmaz gayrı Gözelerden ağı çıkar Alperenler içmez gayrı Obam yurdum talan oldu Destanlarım yalan oldu Yollar birer yılan oldu…
Benzer üretim yoğunluğundaki başka şairlere hızlı geçin.