Ahiret Şehrinde Sessizlik Hakim
Bazen yolum düşer, gider gelirimDört gözle beklerler beni bilirim.
Ahiret şehrinde yakınlarım var.Bazen yolum cenaze için uğrar
Bu günde bu şehre bir konuk verdik.Hasırlı, tahtalı bir çeyiz derdik.
Beyaz üniformasıyla kundaklıYüzü, gözü bedeni bizden saklı.
İslam’ca kabir ya çukur, ya bahçeOrtak dilmiş orda her dil, her Lehçe.
Parselleri boya göre dağıtılmış.‘Sığamam denmemiş’’ rahat sığılmış
Hane tek kişilik, bitişik nizam.Asılardır değişmez ayni intizam.
Yeşile, gül serpilmiş bir şehir içi.Dünyaya örnek olacak ‘’çevreci.’’
Mermerler az değil çok abartılmışYetmemiş üste, resim kabartılmış
Gizlenmiş şehrin nüfusu, rakımıİstenmiyor demek, konuk akımı.
Girişte kısa, öz ayet yazılıÖlüm tadacak her nefs velhasılı-
Mealen yazılmış girişe ayet—Hayatı, ölümü anlatır pek net.
Meal bu şehrin konumuna özgü.Meal şehre giriş sunumu özgü.
Meal kime,niye böyle dokunsun..Dünyada herkesçe sık, sık okunsun.
Ne zülüm yapılır, nede haksızlık.Kulu canavar yapar imansızlık
Girişteki dua yerini bulsun-Dilerim ‘’Cennet mekânları olsun.
Meal üzerinden olan polemik,Ahmaklık, cahillik hemde komik.*****
Omuzlarda verilir elden eleGötürülüyor son adrese acele
Hani o bizimle canandı, candı,Ne yaptı ki size böyle harcandı..
Bir tür telepati yapılan telkin.Annesiyle ismi söylenir ilkin.
Fark etmez cinsiyet, zengin ve fakir.Hep ayni soruyor münkirle, nekir
Bu ara aklıma geldi bir anıİlgilendirmekte sizi bir yanı.
Gecende evimde telkindi konu-Kız Torunumda dinliyordu onu.
Rabbin kim, dinin ne, Peygamberin kim.Ben daha sözümü yarım etmedim
Çekmiş torunumun çok ilgisiniGöstermek için bize bilgisini.;Sevinç içinde ortaya atıldı‘’Rabbim Allah’’ deyip söze katıldı.
‘’Resulüm Muhammed, dinimde İslamKitabım Kur’andır’’ dedi, cevap tam.****Ayaklar baş, başlar ayakucundaEşitlik böyle, bu yer kanununda.-Yok, olmak değil ki asla ölüm.Bir Şeb-i arustur ihlâsla ölüm.
Ahiret şehrinde davul çalınmazKabirler görülür, ibret alınmaz***Çatı diye biraz toprak yığılmış.Daracık, kısacık yere sığılmış-
Tek kişi içindir her bir hanesiNe kapısı vardır, ne penceresi.-24.10.14
****Yapılar tek tiptir, boyalar tek renk.Kurallara uyum var hem ahenk. Ne ---24.10-114
Ahiret şehrinde polis bulunmazNe ihtiras, ne hırs, ne his bulunmaz.***
Son bineğimiz ağaçtan tabutSon giyeceğimiz üç beş kuruşlu çaput.
Düşünün ki yerinde biz olsakOlmadan önce bundan ibret alsak.
Elle tutar, gözle görürüz hani.Dünya ölümlü, varlıklar fani.
Tabuttaki bilsem ah ne ediyor.Ahiret şehrine mecbur gidiyor.**Uhut şehitliği, Cennetül bakiCennetül Mualla Ahiret şehri.
Üçünüde görsen çöl sanırsın.Gölgelenmek için kökçük aranırsın
Başında dikili taştan bir parçaBilinmez kimliği gizli açıkça
Benzetirsiniz kimsesiz gaibe..Peygamber eşi,halife,sahabe..
Birçoğu cennetle müjdelenmiştir.Bir kaçı içinde ayet inmiştir.
Mermer yapıyı kafesi bırakınDüz tarla sanırsın bilmeden bakın.***Mermere yapılan o lüks harcamaBir hayra yapılsa ne güzel ama.**Girişe yazılmamış hoş geldiniz.Çıkışta yok güle, güle gidiniz.
Doğaldır aramızdaki ilişkiBizden kaynaklı sanılan çelişki..
İzmir-2012-2014
Orhan Afacan