Anlatamıyorum
Birbirimizi görmeyeli bir ömür geçti Unuturum demiştim ya, unutamıyorum Seni kalbime değil, maziye gömecektim Söz vermiştim kendi kendime, tutamıyorum Ne adın geçiyor bir yerde…
siir.gumushaneliler.net
Bu temadaki şiirleri kategori odağında sade bir görünümle inceleyebilirsiniz.
Birbirimizi görmeyeli bir ömür geçti Unuturum demiştim ya, unutamıyorum Seni kalbime değil, maziye gömecektim Söz vermiştim kendi kendime, tutamıyorum Ne adın geçiyor bir yerde…
Kaç fersahtır aşk yolunun yokuşu Bilmek istiyorum aç kapını yar Kafdağı’na varmak ister can kuşu Salmak istiyorum aç kapını yar Bülbülün zarına değil mazeret…
Deli gönül dur bir yerde Yolun töresini bozma Düzen tutmuyorsa perde Telin töresini bozma Elbet halin yâre ayan Ne söz lazımdır ne beyan Aşkta…
Deli gönül niçin böyle mahzunsun Vaktin mi yetersiz mekânın mı yok Dertlisin dilersin yar derman sunsun Derde tahammüle imkânın mı yokDüşler değirmenin rüya harmanın…
Gel gönül kimseden şikâyet etme Sevmek vazifedir, sevilmek kısmet… Varı yoğa katıp rivayet etme Sevmek vazifedir, sevilmek kısmet… Aşk dert değildir ki ola devası…
ÖYLE GİT Hayrola ey sevgili toplamışsın bohçayı Belli ki yolculuk var iyi düşün hesap et Ömrümden aşırdığın seneyi, günü, ayı Yaptığın hesabına katıver de…
Sevda diyarına düştü son cemre Değişti dünyanın şekli a gülüm Al götür baharı gittiğin yere Barıştır gönülle aklı a gülüm Aşk yükünü taşıyorsan yürekte…
Küre yenmez kervan çekmez ne yüktür Gel sevdiğim bir sen söyle bir de ben Gör ki kimin derdi kimden büyüktür Gel sevdiğim bir sen…
gökte bir yıldızın kaydığı o muazzam an yüzün ıssızlaşır, artık ben hiç sevilmeyen bir beyazım derdin utangaçlığına tanık,yüreğimle ben ; yani ikimiz bakardık ki…
Artık bir çiçeğe adayacağım bütün ilgimi Ruhumda renk renk açmasını seyredeceğim sonra gururla Zamana karşı unutup kazancımı ve yenilgimi Umarsız yağacağım üzerine su diye…
Düş mülkünde bin bir mekânı gezdim “Vuslat” dedim “nasıl” dedi yar bana Aşkın tuvaline bir resim çizdim “Suret” dedim “asıl” dedi yar banaSınır sandı…
Issız yaylalara çöken Duman gibisin sevdiğim Vakitsiz sağanak yemiş Harman gibisin sevdiğim Alev gibi canda tüten Yorumsuz düşlerde yiten Tut ki yaşanmadan biten Zaman…
Gölgeler ülkesinden aşıp da Kaf dağına Varamazsın, yoluna nice ejderha çıkar Yusuf’san hüzün doldur düşlerin bardağına Sal çıkrığı kuyuya belki Züleyha çıkar Talat Ülker
Gökleri yıldızsız bırakır gözün Gecenin rengine bürünür şimdi Siyah zülüflerin ardından yüzün Dolunay misali görünür şimdi Zülfün ki ipek bir leçek altından Sıyrılıp rüzgârda…
Aşk henüz balçıkla kan arasındaydı: Ben saçlarını örüyordum bir ıssız gezegende, Daha yaşanmamış geceleri hayâl ediyordum, Bir yılkı atı gibi başıboş sıcaklığını Tutup geleceğe…