Bir ölü sessizlik çöktü üstümeKarıştı aklım ben beni bilemedimFani dünya baki göründü gözümeGerçek yaşamın muradına eremedim
Gönlüm gözünü kapamış hak ile hakikateKaranlıklarda adres sorar olmuşumİçine girip katlanmadan hiçbir zahmeteBildiğim her şer şeyde bilgisizliklerle dolmuşum
Yürümüşüm izler arasından iz bırakmadanÇirkin olana güzel diye meyil vermişimSoyutlayıp yüreğimi ebet olan aşktanGeçici güzelliğe ‘seni seviyorum’ demişim
Olur, olmaz yerde konuşup durmuşumSükût etmenin yüceliğine yetemedimKulaklarda hep boş bir laf olmuşumEn büyük mahremim dilimmiş bilemedim
Adım durgun göllerde bir damla ikenOkyanuslarda kürek çeker olmuşumBedenim bir gülün dikenine saplanmışkenKendimi arılara bal satar bulmuşum
Kimim ben? Bu içimdeki korkuda neyin nesiBugünüm dünlerimden hesap sorar olduSusturamıyorum beynimde ki çınlayan sesiSanırım günah defterimin tüm sayfaları doldu
Önümü kesti bir yığın sessiz kalabalıkMeğer yolların en sonuna gelmişimGittikçe yükselen çığlıklar duydum bir anlıkAnladım binlercesinin hakkını yemişim
İniltiler yükseliyor sağımdan ve solumdanSamimi dostlara düşman oluvermişimKaçıyorum can bildiğim canım oğlumdanAnlaşılan önüne haram sofra sermişim
Ey Sırat! Üzerin ne ince boyun ne kadar uzunAşındırdığım yollarda boşa yorulmuşumSol yanımın ağırlığından gülmüyor yüzümBir ömrün sonunda pişmanlıklarla dolmuşum
Allah’ım beni amelimle değil merhametinle haşretDünyadaki adım, malım, şanım bana yeter değilmişBeni yedi cihan güneşi Muhammed adına affetÖmrüm hep beyhude işler ardından seğirtmiş
Erol Kılıç