Şiir
MEMLEKETİME MEKTUP
…Ve ben gene çocuk olacağımYalnızca dağlarda oynayacağımVe annem gene beni merak edecekDeğil mi baba!
Sana mektup yazmıştımAğaçlar yapraksızToprak kıraç kaldıDağlar gelinlik giyerken
Ben için için ağladım.YalnızdımMektubunu alamadım.Sanırım şimdi dağlar yeşermektedir
Ve karlar da erimiştirBenden sorarsanKaranlık gökyüzündeUykusuz yıldızlarla beraberim.
Hep,Ümit etmekteyim.Yıkılmamı bekleyenlere inatSabredip direnmekteyim
— Bilemiyorumbir gün güneş bizim deYüzlerimizi aydınlatacak mı?— Ne dersin?
— He canım, sen bilirsinBenim uslanmayacağımı bilirsin.Yağan yağmuru, toprak kokusunuKuşburnu, more, kuzukulağı topladığımız
İkindi vakti akşamüstleriniSana özgü ılık güz meltemleriniNane, kekik, yaban gülü iklimindeKuru derelerde göze seslerinin ahengini
Geceleri ay ve yıldızların tebessümleriyleDağların beni çağıran sessizliğindeAnne sözü dinlemeyen bir çocuk gibiGevenleri, dikenleri, pirleri
Aşarak koştuğum günleri,Bütün gizemiyle ramazan geceleriniLavaş makarnasını, sironu, erişteyiPenceresine oturup iftarı beklediğim
Bin bir gece masallarını dinlediğimBütün hoşgörüsüyleEski Gümüşhane eviniUnutmadığımı bilirsin
ŞimdiSesini kaybetmiş bu şehirdeSensizliğin selinde— Gurbetimde
Ellerim göklere açıkRahmet yağmurlarını beklerken— NedenSenden ve birçok şeyden
Kaçmak istediğimi göreceksin— Öncelikle sen ellerinsin!Eski İstanbul sokaklarıysaMütahitlerin !
Cumbalı evler, kaldırım sokaklarİsli duvarlar, ihtiyar çınarlarVe sen yoksun artık— Hem artık
Üsküdar’a giderikenNe bir yağmur alıyorNe gözleri mahmur bir sevgiliNe de mendil bırakacak birisi var
Şimdi soruyorsun— Neden gelmiyorsun— Neden yoksunAnlatayım anladığımı
Anlatayım yaşadıklarımıSoluduğum havanın anlamınıVe sonrasını….Bugün,
Karnım açCebim meteliksizVe hattaGeleceğim belirsiz olsa da
Her doğan gün böyle kirli doğdukçaYüreğimde çocuklar ağlarken— Bilirim kiDirenmeliyim
YoksaYoksa yüzümü bu şehirdeGökyüzüne nasıl dönebilirim?— Olsun
Herkes benden kaçıyor olsunSenden de saklamıyorumAnlıyor musun?— Ben bir memur çocuğuyum
Gümüşhane’den İstanbul’aSürgünlerden, gözyaşından— Yoğrulmuştur hamurum.— Bu kentte
Aç, susuz,Yetim çocukların gözyaşıDilenen yaşlı kadınların lanetiBenim
Benim, acılardanSaçı sakalı birbirine karışanErken yaşta büyümek zorunda olanVe kalabalıklar arasında yapayalnız kalan!
Sonra— Bilmem ki anlar mısın beni beyleNe bilem işte eyle!— Demiştin ki gurbetten haber söyle
Bunun için artık keşkeKeşke bile diyemiyorum— KaybolsaydımSeninle beraber adı bilinmeyen bir köyde
……………………………Şimdi sanırım dağlar yeşermiştirVe karlar da erimiştirBenden sorarsan
— İşte!— BöyleyimBiliyorum yazmazsınAma yine de sen anlat,
Ben yazdım— Sen nasılsın iyi misin?
0 beğeni
Şiiri Keşfetmeye Devam Et
Bu şiirden hareketle şaire, arşive ve ilgili başlıklara hızlıca geçin.
Doğrudan yollar
- Tüm şiir arşivi Arşivdeki tüm şiirleri alfabetik olarak tarayın.
- Şair dizini Gümüşhaneli şairleri ve şiir sayılarını birlikte görün.
- Niyazi Özgür YÜCE sayfası Şairin biyografisine ve diğer şiirlerine ulaşın.
- M harfiyle başlayan şiirler Benzer başlık başlangıcına sahip şiirleri aynı listede görün.
İlgili kategoriler
- Memleket 133 şiir
Şair bağlantıları
- Niyazi Özgür YÜCE 1 şiir arşivde yer alıyor
- Şair biyografisi Şairin kısa hayat hikâyesini ve profil alanlarını inceleyin.
- Yeni şiir gönder Arşive yeni şiir eklemek için gönderim sayfasını kullanın.