SenBeni şair eyleyenGece bakışlı kadınUnuttum sanıyordumMeğer aklımdaymışsın
GözlerinHala ısıtıyor odamıSaçlarımda geziniyor ellerin
NefesinNefesime karışıyor her geceKaranlığı perdeliyor saçların
Sen ki alaca karanlığına ay doğanSevda bahçesinin henüz açmamış gülleriniÇalmaya gelmiş hırsız gibiydin
Sen ki yüreğimin güneş değmeyen köşelerindeSoğuğu ciğerime işleyen hüzün pınarlarınınKara zemherisinden kalma buz gibiydin
Sen ki düş artığı gecelerin dipsiz vakitlerindeKüçücük dünyamı basan kapkara bulutlardanYüreğime süzülen yıldız gibiydin
Sen ki sevda nağmelerinin en yanık ve en içtenTürkülere dönüştüğü demlerde telleri kopanKırık bir saz gibiydin
Ve sen ki ılık nisan yağmurlarında yıkananRenk cümbüşü baharlardan sonra gelenAteş buseli yaz gibiydin
Ki ben kendini duvarlar arkasına saklayanVe duvardaki kendi gölgesini yumruklayanAfacan bir çocuk gibiydim
Gel gör simdi ne haldeyimGittin gideli yoldayımYıllar çaldı izlerimi
Korkunun gölgesi düşmüş bakışlarınaSen hep yarım vakitli sevdalarla sundun banaVe hep dar vakitlerin özürsüz kaçışlarınaSığdırdın gelişlerini
Ve bir yürek ağrısı bırakarak gittin her zamanGeniş ve asude zamanlar umdunAma çirkin değildi dar vakitlerÇirkin olan sevdalara ömür biçmekti
Bilmedin, bilemedin kiZamana mahkum edilmiş hiçbir duygu aşk değildir
Sen, beni şair eyleyen gece bakışlı kadınUnuttum sanıyordum meğer aklımdaymışsın
Uçup giden yıllardanŞimdi aklımda kalanBir kaçak bakışBir sıcak gülüş sadeceBeni şair eyleyen gece bakışlı kadınSöylesene, neydi adın