Bir baktım içimde o beni gördümMaziyi meydana seresim vardırBeş yaşında haylaz bedeni gördümTaş atıp altına durasım vardır
Yedisinde mektep gelince başaBir telaş, bir hüzün, biraz da neşeZaman zaman açlık girince işeDersten kaçıp eve varasım vardır
Kuzuları kurda verip ormandaElma saklayıp kış günü samandaToplanarak üç beş çocuk harmandaÇomakla çeliğe, vurasım vardır
On üçümde yaya, köyden ilçeyeDört saat gidip türkü diye diyeOkul önünde volta atıp, güyaKızların gözüne giresim vardır
On dördünde güzellere gerdan kırıpOn beşinde aşk atına kamçı vurupOn altıda kara sevdayla mustaripOn yedide dersleri kırasım vardır
On sekizde kendini davaya katıpAltaylardan Tuna’ya bir kement atıpTürkistan, Afrika, Balkanları tutupÜç kıtaya mührümü vurasım vardır
Millet, bayrak, vatan, ezanı hak bilipBıyıkları çeneden aşağı salıpÜç beş kişiye gözü kapalı dalıpNezarete postumu seresim vardır
On dokuzda bitince mektep, kalıp tekŞaşkın ördek gibi birazcık da ürkekIslak kaldırımları tak tak geçerekAvare, İstanbul’a sövesim vardır
Alıp da başımı toprağıma varıpSonra sahil kentinde sınava giripYalnız “Türk” kelimesine dikkat veripHacettepe’ye mekân kurasım vardır
Şehrin en dışında Beytepe dağındaPuslu günlerde pişip gençlik çağındaAskerden gizli otobüs durağındaBirine iki yumruk vurasım vardır.. :))
Diplomalarla yurda dağıldığındaBoş sayfada yaşayıp gönül bağındaToplantıda basılıp dava uğrundaYanlışlara bir silgi süresim vardır
Düşmüşken uçarı bin türlü hayaleKarıştım sonra da evlad ü ıyaleNe çok koştum ne çok katlandım her haleÖmrümü yeniden doldurasım vardır
Bunca mücadelede her işe kayıpYirmi beş yıl taş üstüne çok taş koyupBir taraftan sınıfta gazel okuyupGençliğimi gençliğe sorasım vardır
Hayat, yolunu çizer ve sen yürürsünAma her şeyi kendin yapmış bilirsinSonunda bu dünyayı bomboş görürsünHer şeyi bir nefese, veresim vardır
Dağılınca herkes kendi dünyasınaEv halkın da düşer kendi sevdasınaSığamayıp yer ile gök arasınaYesevi’ce, toprağa giresim vardır