Gümüşhane Şairler ve Şiir Sitesi
Şiir

Üşüyorsun Biliyorum; Düşüyorsun Reis!

Şair: Köksal Akar Tarih: 08.12.2016 Okunma: 26 5 dk okuma
Üşüyorsun Biliyorum; Düşüyorsun Reis!Adı gül, kokusu Gül, gülbankı Gül, rüştü Gül,Gül ey rûzigâr! Gül’ün nakli sana düştü, gül…Gül kadar duru, gül kadar naif, gül kadar beyaz, gül kadar sıcak, gül kadar dost bir yürek… Gül bakışlı, gül benizli, gül desenli gül kokuşlu… Gül’e âşık, Gül’e hasret, Gül’e vurgun bir beden... Garipliği şan, öksüzlüğü ebedi… Ve bir sevdanın ardından emsalsiz bir sadakat ile koşup giden yiğitler yiğidi; hangi dağın ardındasın, çık da gel!
Garipliğin ve yalnızlığın diğer resminin adıdır Muhsin Yazıcıoğlu. Doğduğu andan itibaren yüreğinde yeşeren sevgi, sadakat ve muhabbet duygusu ile nice badireler atlatarak bugünlere geldiğini, onun hüzün ve sevgi dolu yüreğinden daha iyi bilecek birisi var mı acaba? Her şeyden önce insan olmanın, adam gibi adam olmanın gereğini yerine getirmenin onurundan daha büyük ne olabilir ki onun için. Onun için sevdasından ve yüreğindeki iman duygusunun varlığından daha anlamlı ne olabilir ki. Henüz gençliğin baharında adım attığı siyaset sahnesinde, olumsuz bir tek söyleminin ya da eyleminin olduğuna kim şahittir? Her lahzâ ölümü ensesinde hissederek ve sevgi dolu yüreğini eline alarak yürüdüğü bu yolda kimsesizlerin dostu ve gariplerin yâreni olmayı seçen bu Anadolu delikanlısının, “Üşüyorum” haykırışında bile bir dua gizlidir isyan yerine! Duvarların soğukluğunu içinde hissetse de, yine tefekkür ve mütevazılığın yüreğine bıraktığı tat ile ısıtmasını bilmiştir içini “Yalnız Mamak Gecelerinde…”. Siyaset meydanlarında dinleyicisi az olsa da, bütün yüreklerdeki yerini almayı başarmış kaç insan sayabilirsiniz. Bir parti lideri düşünün ki, siyaset hayatı boyunca hep tek kişilik kadrolarla yerini almıştır oyun alanında. Ama asla kaybetmemiştir ümidini, azmini, heyecanını ve duruşunu… Skor tabelasında hep mağlup görünse de, her maçın sonunda kazanan olmuştur, saygı duyulmuştur adamlığına. Bağlı bulunduğu siyasi hareketten en zor günlerinde değil, en şaşalı dönemlerini yaşadığı zamanlarda görüş ayrılıkları yaşadığı için ayrılma cesaretini göstermiştir. Finans merkezlerinin güdümünde olmamıştır hiçbir zaman. Doğurup, el bebek, gül bebek büyüttüğü partisinin genel merkezini ısıtacak parayı bulamamıştır da, her darda kalanla yan yana olup, dost diyenlerle paylaşmasını bilmiştir lokmasını. Mitinglerde, anlamsız söylemlerle birbirlerine sataşan siyasi liderlere “yarın birbirinizin yüzüne bakmayacağınız söylemlerden uzak durun, bu bir yarıştır, her şey gelip geçicidir fakat dostluklar ebedi olmalıdır” derken, bizler onun gerçek anlamda hangi dünyanın insanı olmaya çalıştığını yeni yeni anlayabiliyorduk. “Yirmi sekiz şubatın” onu üşütmeyen soğuk bir gecesinde yaptığı “Türkiye Cezayir olmayacaktır fakat Suriye de olmayacaktır” çıkışı onun mert ve sevgi dolu yüreğini sevmemiz için yeterli bir sebepti.Onun varlığından bihaber yaşayanlar, şimdi onun için ne kadar ağlasa da azdır. Yokluğunun yasına bürünmek, ağlamak, sızlanmak çok iyi biliyoruz ki onu geri getirmeyecektir. Tarih bir Anadolu yiğidine daha tozlu sayfalarında bir yer ayırmıştır. Şimdi onun hüznüyle kavrulsun yürekler, onun acısını hissetsin ona yorgan olmayan gökyüzü. Bizlere düşen ve elimizden gelen tek şey şüphesiz duada bulunmaktır. Yeri doldurulamayacak bir çınar devrilmiştir. Tam da yaşantısına uyan bir ölüme uyanışıdır asıl yüreklerimizi sızlatan, bizi ağlatan. O, “sana gelmek istiyorum ey sonsuzluğun sahibi” derken, dualarını geri çevirmeyecek olan bir Yaratan’ın varlığından da haberdardı kuşkusuz. Duaları kabul oldu ve O’na gitti. Bizler onun kadir ve kıymetini bilmemenin hüznüyle yakmak istiyoruz şimdi yüreklerimizi. Çünkü çok iyi biliyoruz ki, gülünün açmadığı her mevsim, kucağında can verdiği zemheri kadar üşütecekti, onun yüreğini…Selam ve dua ile…İlk Yayın: 28.03.2009 / Yeni Meydan Gazetesi
Köksal Akar

Şairin Diğer Şiirleri

Şiir
27 okuma

Yalnız Şehir

Köksal Akar

Yalnız Şehir Asırlar, yapayalnız ve beyhûde asırlar… Utancını duymuştu verilen bir müjdenin. Bir devin yüreğine saplandıkça nasırlar Tebessüm yer etmişti asık yüzünde senin. Maverâdan…

3 dk okuma Şiiri aç
Şiir
29 okuma

Vurma Gülsevda

Köksal Akar

Bir garip haldeyim şu yaban ilde Uzaktan uzağa sorma Gülsevda! Bağışla suçumu insafa gel de Gönlümü hasretle yorma Gülsevda! Eriyor günbegün kemiğim, etim... Bitmiyor…

1 dk okuma Şiiri aç
Şiir
29 okuma

Vurdun Sayarım

Köksal Akar

O siyah gözlerin değse gözüme, Sevdanın yayını gerdin sayarım. Bakmadan geçersen bir an, yüzüme, Kalbimi kırk yerden kırdın sayarım. Gecemi bölerse eşsiz hasretin, Sabahım,…

1 dk okuma Şiiri aç
Şiir
29 okuma

Vehim

Köksal Akar

Vehim Bir gençlik akıyor bak,hüznün gözbebeğine Dalıyor yanmak için,dipsiz derinliğine. Hülya,sevda,Leyla,aşk, her ne varsa yanacak, Ancak bu kadar yanar,insan bu kadar ancak. Ancak bu…

1 dk okuma Şiiri aç
Şiir
28 okuma

Vay Gizli Gizli

Köksal Akar

Vay Gizli Gizli _____________Zülfikar Yapar Kaleli'nin ''Gizli'' adlı şiiri üzerine... Yüzümde neşenin izi var amma, İçimde saklıdır oy gizli gizli. Herkesin derdinden bir tutam…

1 dk okuma Şiiri aç
Şiir
31 okuma

Vahşi Medeniyet

Köksal Akar

Vahşi Medeniyet Ruh kalıbında esir, tene isyanda suret, Uyku da neden hala fikir ve akıl; hayret! Neslini inkâr ile garba dönmüş hayali, Yoktur cebriliğinin…

1 dk okuma Şiiri aç