Şehitlerimizin kutsal ruhlarına, Gazive Kahramanlarımızın sağlıklarına.Ufukları karartarak geldi, Temmuz ayı,Sıcak bir yaz günü, 1916 yılı...
Bir ağıt desem değil, tüm geceler soyunur.Bu böyle türküdür, önce sesi duyulur.Bu türkünün acısıyla sustu tüm yuvalar...Yaşamak uğruna hınçla açıldı dudaklar;
Elimiz, dizimiz ve özümüzden sorulur.Bu böyle bir türküdür, önce sesi duyulur.Kurulu döşeli evlerden ayrılmak var ya;Savaşlara, ölüme karşı yaşamak var ya!..
Tepeden tırnağa bir kahır ki nasıl durulur?Bu böyle bir türküdür, önce sesi duyulur.Çiçeği burnunda kızlara kına yakmadık.Tomurcuklanan yeni baharlara kanmadık...
Uğruna ölenleriz, ellerimiz tutulur.Bu böyle bir türküdür, önce sesi duyulur.Köylerimiz ve öküzlerinin dizlerinde kuvvet,Anamız, bacımız, yavuklumuz ve millet...
Tümüyle özgürlüğün toprağında varolur.Bu böyle bir türküdür, önce sesi duyulur.Güç alır, damarlarında dolaşan kandan;Dumlupınar’dan, Sakarya’dan ve Ankara’dan...
Kemikleşen abidenin harcında yoğrulur.Bu böyle bir türküdür, önce sesi duyulur.Edre yaylalarından, Tembeda sırtlarına;Bir gücün coşkun seli akınca damarlarına,
Coşar akıncı kanı yerinde mi durulur?Bu böyle bir türküdür, önce sesi duyulur.Işıl ışıl gökyüzü, yol gösteren bir;Korkusuz bir türküdür, sesi duyulur önce...
Bir yok ediş, çözülme tüm düşmanlar kovulur.Bu böyle bir türküdür, önce sesi duyulur.Şan için, şeref için durmaz oldu yerinde.Bir küheylan üstünde, bir sevgili dilinde...
Hevenk hevenk umutlar, yuvalardan savrulur.Bu böyle bir türküdür, önce sesi duyulur.Şimdi ruh ordularıyla el ele gönüller.Ve o günlerden kalan, soylu bir yürek bizler...
Öylesine bir güçtür, fezalara uçulur...Bu böyle bir türküdür, önce sesi duyulur.Ey, vatan toprağının kurtuluşu 15 ŞUBAT!Dalga dalga özgürlük, nabızlarda her saat;
Sevmek ölüme eş, kanımız feda olur.Bu böyle bir türküdür, önce sesi duyulur.
Şair: Z.METİN YÜCE