Gümüşhane Şiir Sitemize hoşgeldiniz, 06 Şubat 2023

ÇANAKKALE DESTANI

ÇANAKKALE DESTANI
(Özet)

İtilaf devletleri olan İngiltere, Fransa, Rusya

Amaçları boğazları geçip, İstanbul’u almak,

Bu gidişle kolay olacaktı Rusya ile bağlantı kurmak

Yıkılmak üzere olan Rusya’yı kurtarıp

Doğu cephesindeki ittifak kuvvetlerinin,

Batıya yığılmasını durdurmak

Gözlerini dikmişlerdi İstanbul’a

Toplanıp birlikte çıktılar yola

İstenmeyen bir savaş başlıyordu Anadolu’da

3 kasım 1914’ te başladılar saldırmaya

Keşif saldırısı için yapılmış güya

19 şubat 1915 ‘ te tekrar geldiler

Seddülbahir, Kumkale’yi topa tuttular

28 şubatta yine geldiler

Geldikleri gibi çabuk döndüler

18 mart 1915 günü 26 adet gemiyle

Gece karanlığında geldiler yine

Türk mayın gemisi NUSRET döşedi mayınları

Çanakkale’den çıkış yok temizleyeceğiz hainleri

İlerleyen düşman gemilerinin

Üzerinde patlıyordu Türk mayınları

Çekiyorlar gemilerini tek tek geriye

Tekrar gelecekler düşmanlar Çanakkale’ye

Geliyorlar düşmanlar, yine geliyorlar yılmadan

Mayınları döşedi mehmetler geçilmez buradan

İlerliyor düşman gemileri Çanakkale’ye

Bilmiyorlar sonları varacak nereye

La havle vela kuvvete illa billah diyerek

Kaldırıyor Seyit onbaşı 276 kiloluk dev mermiyi

Ateşleyip batırıyor koca gemiyi

Akılları sıra yapacaklar hile

Çanakkale’nin geçilmez olduğunu göremediler bile

Ağır yenilgiye uğrayıp kaçan düşmanlar

Karadan yardım görmedikçe

Boğazı geçemeyeceklerini anladılar

Bu sefer karadan harekât başlattılar

25 Nisan 1915 saldırdılar karadan

Düşman temizlenmeden çekilmek yok buradan

Mehmetçikler siperde, yardım eyle yaradan

Askeri teçhizatımız oldukça zayıf, kağnıyla geliyor mermi

Mehmetçikte vatan sevgisi var, o hiç geri dönermi

Ya Allah, ya Bismillah, Allahu ekber

Diyerek ilerliyor ortalık bir mahşer

Allah Allah sesleri dağları inletiyor

Türkün iman dolu kalbi buna yetiyor

Mustafa Kemal Paşa sesleniyor Askerine

Size ölmeyi emrediyorum, dönmeyi değil,

Hasan beni koru mevzi değiştireceğim

Tamam Mehmet haydi çabuk ol

Üstümüze geliyor yağmur gibi mermiler

Helal et hakkını Hasan belki göremem

Ya burada ölürüm, …..ah vuruldum Hasan

Ölürüm dönmem buradan gazi de olsam

Yağıyordu mermiler yağmur gibi süzerek

Patlıyordu bombalar gök gibi gürleyerek

Atıyordu kalpler Allah Allah diyerek

Şehit oluyordu Mehmetler ilerleyerek

Anadolu’nun dört bir yanından gelen Mehmetçikler

Hepsi ana kuzusu, bu vatan için ölecekler

Anası kınalamış oğlunun saçını gönderiyor sefere

Dikkat et yavrum bu vatan toprağında bastığın yere

Komutanı soruyor askere; Asker saçın neden kınalı

Asker cevap veremiyor komutana , bilmiyor niye

Anasına mektup yazar, saçım neden kınalı, komutanlar sorarlar

Burada iyiyim merak etmeyin herkese bolca selamlar

İngilizler netice almak için geldiler

Tüm güçleriyle Gelibolu’ya yüklendiler

Gelibolu düşmek üzereydi mermiler yağıyordu

Yağmur değil sanki kan akıyordu

Kınalı Ali’nin komutanı yerinde duramıyordu

Birer birer şehit olanları orada görüyordu

Henüz birliğe yeni katılan erlerini

Dua ederek oraya göndermek istemiyordu

Komutanın düşünceli halini gören Kınalı Ali ve arkadaşları

Komutanına yalvararak oraya gitmek istiyordu

Çaresiz kalıp, elinden bir şey gelmediğini

İstemeyerek ölüme gönderdiğini çok iyi biliyordu

Bu bölükten kimse sağ kalmadı, hepsi şehit oldular

Aslanlar gibi savaştı vatana kurban oldular

Aradan bir zaman geçer Gelibolu kurtulur

Kınalı Ali’nin ailesine yazdığı mektubun cevap gelir

Babası der; Oğlum Ali, nasılsın iyimisin, gözlerinden öperim

Öküzün birini sattık paranın yarısını sana

Öbür yarısını da cepheye gidecek kardeşine ayırdım

Kalan öküzün yanına kendimi koşuyorum

Böylece tarlayı sürüyorum

Zor oluyor ama nede olsa yürüyorum

Sen bizi merak etme düşünme artık

Ananın da sana biraz diyecekleri var

Anası der; Oğlum Ali yazmışsın

Kafamdaki kınayla dalga geçtiler

Kardeşime de kına yakma demişsin

Komutanın ve arkadaşların her ne derse desinler

Söyle onlara seninle dalga geçmesinler

Oğlum bizim buralarda üç şeye kına yakarlar

Gelinlik kıza, ailesine çocuklarına kurban olsun diye

Kurbanlık Koç’a, Allah’a kurban olsun diye

Askere giden yiğitlerimize, vatana kurban olsun diye

Ben de seni kınaladım yavrum bu vatana kurban olasın diye

Alırsa vatanım benden olsun ona küçük hediye

Eli silah tutan oğlunu savaşa gönderen analar

Canına can katan Koçyiğitler, babalar

Bu vatan uğruna verilen binlerce canlar

Sizin kanlarınızla yoğruldu kara topraklar

253.000 şehit verdik biz bu savaşta

Nice Mehmetler öldü hepsi genç yaşta

Çok kayıplar verildi her iki taraftan burada

Bu vatan uğruna verildi şehitler, bu topraklarda

Yaşlı genç demeyip eli silah tutan eller

Bu vatan uğruna canlarını verenler

Çanakkale destanını siz yazdınız

Bu vatanı bizlere siz bıraktınız

Ey bu vatan uğruna şehit düşen Mehmetler

Vatan için öldünüz, vatana kurbansınız

Sizler bizim içimizde hepiniz canansınız

Sizi andıkça çarpıyor yine yürekler

Kucağını açmış cennet sizleri bekler

Sizlerin sayesinde buradayız elbette

Ruhlarınız şad olsun mekanınız cennette

Yılmaz ÖZDEMİR 17.03.2008 Çanakkale zaferinin yıldönümünde yazdım.

Kınalı Ali Babasından gelen mektubu okuyamadı mektup geldiğinde Ali şehit olmuştu zaten.

Ünlü şairimiz Merhum, Mehmet Akif ERSOY ‘un Çanakkale Şehitlerine adlı şiirinden çok sevdiğim bir parçayı da aşağıya ekledim

Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker

Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer

Ne buyüksün ki kanın kurtarıyor tevhid’i

Bedr’in aslanları ancak bu kadar şanlı idi

Sana dar gelmeyecek makber’i kimler kazsın

Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın

Yılmaz ÖZDEMİR

Sitemizde şaire ait toplam 7 eser bulunmaktadır. Şairin sayfasına gitmek için tıklayın.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.